Cala coast türkçesi Cala coast nedir

  • Barınaklı kıyı.
  • Geniş yüzü boyunca denize yaslanmış kireçtaşlı kıyılarda görülen yuvarlak, söbe biçimli, küçük, ancak derince koylar dizisi.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Cala coast ingilizcede ne demek, Cala coast nerede nasıl kullanılır?

Coast : Kıyı boyunca gitmek. Karanın deniz boyunca uzanan bölümü. Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alan. Sahil boyunca gitmek. Yokuştan kızakla kayma. Kıyı boyu limanlar arasında ticaret yapmak. Yokuş aşağı salıvermek. Kızakla kayılabilecek yokuş. Yokuş aşağı inmek. Sahil.

Calabar : Güney-doğu nijerya'da bir nehir. Afrika'nın batı kıyısında bir bölge. Kalabar. Bu nehrin kıyısındaki liman.

Calabar swelling : Kalabar şişliği. Loa loa adlı paraziter nematodun neden olduğu enfeksiyonlarda geçici deri altı şişlikle belirgin belirti.

Calabash : North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Su kabı. Sukabağı. Su kabağından yapılmış su kabı. Su kabağı.

Calabash tree : Oval meyvesi olan tropik bir ağaç. Su kabağı.

Calabashes : North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Su kabağından yapılmış su kabı. Sukabağı. Su kabağı. Su kabı.

İngilizce Cala coast Türkçe anlamı, Cala coast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cala coast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

Alluvial deposit : Lığ. Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

 

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Afforestation : Orman yetiştirme. Ağaçlandırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ormanlaştırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Cala coast synonyms : air route, agricultural specialisation, agricultural production, aluvial coast, aboriginal population, age pyramid.