Calcanean türkçesi Calcanean nedir

  • Topuk kemiğinin (anatomi terimi).

Calcanean ingilizcede ne demek, Calcanean nerede nasıl kullanılır?

Bursa calcanea subtendinea : Bursa kalkanea subtendinea. M. flexor digitalis pedis superficialis'in kirişi ile tuber calcanei arasında bulunan boşluk.

Calcaneal : Topuk kemiğine ait (anatomi terimi). Topuk kemiği ile ilgili.

Calcaneum : Ökçe (anatomi terimi). Ökçe kemiği. Topuk kemiği.

Calcaneus : Topuk kemiği, topuk. Topuk kemiği. Kalkaneus.

Rami calcanei : Rami kalkanei. A. tibialis posterior'dan, topuk kemiğinin orta yüzüne giden kollar.

Ligamentum talocalcaneum interosseum : Sinus tarsi’de bulunan güçlü bağ kitlesi. Ligamentum talokalkaneum interosseum.

Tendo calcaneus communis : Tendo kalkaneus kommunis. M. triceps surae kirişlerine; m. biceps femoris, m. semimembranosus ve m. flexor digitorum superficialisin aponörotik uzantılarının katılımıyla oluşan ve arka bacakta topuk çıkıntısına yapışan çok güçlü bir kiriş, tendo kalkaneus kommunis. Aşil tendo.

Calcareous corpuscles : Kalsiyumlu hücreler. Trematod ve sestodlarda organik iyonlar ve karbondioksit için başlıca kaynak olduğu tahmin edilen, fosforilasyon reaksiyonlarında görev alan, karbondioksit fiksasyonunda kullanılan, larvanın konak vücuduna girdiğinde gereksinim duyduğu enerjinin sağlanmasında önemli rol oynayan, enzim katalizatörü olarak görev yapan organik (dna, rna, polisakaritler ve alkalin fosfat) ve inorganik (kalsiyum, magnezyum, fosfor, karbondioksit ve iz elementler) maddelerden oluşan yapılar.

 

Calcareous deposit : Kalker deposu. Kireçli tortu.

Calcareous : Kalsiyumlu. Kalsiyum veya kireç taşı içeren. Kireçli. Kalker. Kalkerli. Kalsiyum karbonat. Kireçli kalkerli.

İngilizce Calcanean Türkçe anlamı, Calcanean eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calcanean ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foot : Ayakucu. Fut. Yaya yürümek. Hesaplamak. Çıkarmak. Oynamak. Gitmek. Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bacakların, bilekten sonraki bölümü. Ayak.

Bone : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsi kemik ve sert kemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi. Üstühan. Sünük. Kemiklerini ayırmak. Ayıklamak. Kılçığını ayırmak. Süyek. Kemiğin önce bir alkali çözeltisinde, sonra bir hidroklorik asit çözeltisinde işlenip daha sonra kireçle çöktürülmesiyle elde edilen, en az % 17 fosfor içermesi koşul olan bir ürün. Kılçık.

Pes : Ayak veya ayak şeklinde yapı. Pes. Ayak.

Os : Orta kulak kemikçiklerinden birisi. Os tarsale ııı. Ön ayak bilek kemiklerinden alt sıradaki kemiklerin en dışta olanı, os hamatum. Os kuboideum. Os sesamoideum distale. Kemik. Os kuneiforme intermediolaterale. Üçüncü parmak kemiğinde yer alan susam kemiği. Os lentikulare. Os karpi intermediyum.

Calcanean synonyms : heelbone, os tarsi fibulare, human foot.