Capacitated türkçesi Capacitated nedir

Capacitated ingilizcede ne demek, Capacitated nerede nasıl kullanılır?

Incapacitated : Alıkoyulmuş. Mahrum edilmiş. Mahrum bırakılmış. Ehliyeti olmayan. Aciz bırakılmış.

Capacitate : Yetki vermek. Yetkilendirmek. Yetenekli kılmak.

Capacitates : Yetki vermek. Yetkilendirmek.

Incapacitate : Olanak vermemek. Aciz bırakmak. Alıkoymak. Yetersiz kılmak. Güçsüz kılmak. Güçsüz bırakmak. Yapamaz hale getirmek. Güçsüz duruma getirmek. Kudretsiz kılmak. Kudretsiz hale getirmek.

Incapacitates : Alıkoymak. Yapamaz hale getirmek. Güçsüz bırakmak. İş yapamaz duruma getirmek. Kudretsiz kılmak. Olanak vermemek. Kudretsiz hale getirmek. Aciz bırakmak. Güçsüz kılmak. Yetersiz kılmak.

Incapacitation : Eleme (hukuk terimi). Suç işlemekten caydırma. Kudretsiz kılma. Yetkisiz kılma. Beceri sınırlaması. Diskalifiye etme. Yetenek sınırlaması. İnkapasitasyon. Ehliyet kısıtlaması.

Capacitation : Spermatozoonların akrozomlarına yapışarak onları dölleme yeteneğinden yoksun bırakan yüksek moleküllü seminal plazma ögelerinin, özellikle döl yatağı ve yumurta kanalında bulunan sıvıların tarafından temizlenmesi sonucunda tekrar dölleme yeteneği kazanması olayı. kenelerde erişkin spermlerin oluşumunu sağlayan son spermiogenezis evresi. Yatacak yer sağlama. Bir sperm hücresinin yumurtayı dölleyebilecek kapasitede olması süreci (biyoloji terimi). Uyum. Yetkilendirme süreci. Kapasitasyon.

 

Capacitating : Yetkilendirmek. Yetki vermek.

Incapacitating : Alıkoymak. Yapamaz hale getirmek. Aciz bırakmak.

Incapacitator : Etkisizleştiren şey. Diskalifiye eden. Etkinsiz kılan. Eleyen (hukuk terimi). Yetkisiz kılan. Pasifleştiren.

İngilizce Capacitated Türkçe anlamı, Capacitated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capacitated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Avouch : İtiraf etmek. Garanti etmek. Onaylamak. Doğrulamak. Tasdik etmek. Teyit etmek.

Capacitate : Yetenekli kılmak.

Authorising : Onaylamak. Ruhsat vermek. İzin vermek.

Authorises : Salahiyet vermek. İzin vermek. Yetkili kılmak. Onaylamak. Memur etmek. Ruhsat vermek.

Authorizes : Memur etmek. İzin vermek. Onaylamak. Yetkili kılmak. Ruhsat vermek. Salahiyet vermek.

Licence : İzin vermek. Herhangi bir işin ya da tecim işleminin yapılabilmesi için devletçe kişiye ya da tecimsel kuruluşa verilen izin. yurda mal satma ya da yurttan mal çıkarma izni. Lisans. İzin. Ruhsat vermek. Özgürlüğün kötüye kullanılması. Aşırı serbestlik. Ehliyet. Lisans vermek.

Commissioning : Görevlendirmek. Hizmete alma. Tayin etmek. Devreye alma. Sipariş vermek. Ismarlamak. İşletmeye alma. Görevlendiren. Görevlendirme.

Avouches : Garanti etmek. İtiraf etmek. Onaylamak. Tasdik etmek. Doğrulamak. Teyit etmek.

Accredit : Kredi açmak. İnanmak. İtibar etmek. Güvenmek. Elçi göndermek. Atfetmek. Atamak. Akreditif açmak. Akredite etmek.

Capacitated synonyms : capacitating, authorizing, qualify, avouching, impowers, capacitates, avouched, authorise, authorize, accredits, accrediting, change, impower.

 

Capacitated zıt anlamlı kelimeler, Capacitated kelime anlamı

Stay : Beklemek. Kalma süresi. Önlemek. Alıkoymak. İkamet etmek. Erteleme. Bastırmak. Durdurmak. Geçiştirmek. Kalış.

Disqualify : Ehliyetsiz kılmak. Menetmek. Dereceye girememek. Yetkisini elinden almak (ceza olarak). Spor diskalifiye etmek. Yetersiz bulmak. Yetkisini elinden almak. Ehliyetini kaldırmak. Diskalifiye etmek.