Authorising türkçesi Authorising nedir

Authorising ingilizcede ne demek, Authorising nerede nasıl kullanılır?

Authorisation : Yetkilendirme. İzin. Ruhsatname. Cevaz. Resmi izin. Güçlendirme. Vekaletname. Yetki. Görev verme. Yetki verme.

Authorisations : Müsaade. İzin. Ruhsatname. Vekaletname. Yetkilendirme. Yetki verme. (britanya ingilizcesi) yetki verme. Ruhsat. Görev verme. Resmi izin.

Authorise : Yetkili kılmak. Onaylamak. Yetkilendirmek. İzin vermek. Ruhsat vermek. Memur etmek. Yetki vermek. Salahiyet vermek.

Authorised : Akredite edilmiş (authorized olarak da yazılır). Yetkili. İzin verilmiş. Onaylanmış. Müsaade edilmiş. Resmi. Yetki verilmiş. Ruhsatlı. İzinli. (britanya ingilizcesi) yetki verilmiş.

Authorises : Yetki vermek. Memur etmek. Ruhsat vermek. Yetkili kılmak. Onaylamak. Salahiyet vermek. Yetkilendirmek. İzin vermek.

Type e authorisation certificate : Uluslararası taşımacılık yapacak kamu kurumlarına ve kamu yararına çalışan kuruluşlara verilen belge. E yetki belgesi.

Authoring language : Yazarlık dili.

Authorial : Yazara ait. Yazarsal. Yazarın. Yazarla ilgili. Yazar tarafından. Yazara özgü.

Authoritarian planning : Otoriter planlama. Yetkeci tasarlama. 1 yüzyıldan bu yana, gücünü daha çok dinden alan buyurganların, kilise ve lonca gibi kurumlar dokuncasına elde ettikleri yeni yetkileri güvence altına almayı kolaylaştıracak yeni bir kentsel yerleşim biçimi yaratmak için, uzun, düz ve geniş ana yollara, tekdüze bir yapı düzenine, kesişme noktalarında, anıtlarda, geziliklerde ya da açık kent alanlarında sonuçlanan ışınsal yollara ağırlık veren, bir kentsel tasarlama türü.

 

Authoritarian personality : Üstlük-astlık ilişkilerine aşırı önem veren, kişiye saygısı az, saymacı, eleştirisiz uyan, bireyliği olmayan kişilik yapısı. Otoriter karakter. Yetkeci kişilik. Otoriter kişilik.

İngilizce Authorising Türkçe anlamı, Authorising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Authorising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approbate : Resmen tasvip etmek. Uygun bulmak. Tensip etmek. Tasvip etmek. Resmi olarak kabul etmek.

Allows : Bırakmak. İmkan vermek. Kabul etmek. İtiraf etmek. Ayırmak. Göz önüne almak. İndirim yapmak. Vermek. Hesaba katmak.

Certificating : Belge vermek. Belgelemek.

Allowing : Kabul etmek. Düşünmek. Bırakmak. İmkan vermek. İndirim yapmak. Fikrinde olmak. Hesaba katmak. Koyvermek. Göz önüne almak.

Acknowledging : Onaylama. Teşekkür etmek. Kabul etme. Alındığını bildirmek. Kabul etmek. İtiraf etmek. Tanımak.

Accredit : Güvenmek. Atamak. Akredite etmek. Kredi açmak. İtibar etmek. İnanmak. Atfetmek. Akreditif açmak. Elçi göndermek.

Avouch : İtiraf etmek. Teyit etmek. Tasdik etmek. Garanti etmek. Doğrulamak.

Licence : Resmi izin vermek. İzin. Lisans. Bir firmanın geliştirdiği veya üretim hakkına sahip olduğu bir mala ilişkin, diğer bir firma ya da firmalara üretme, teknolojisini kullanma ya da dağıtım kolaylıklarından yararlanma hakkı veren ve bir başkasına devredilemeyen izin. bk. izin belgesi. Özel izin. İzin belgesi vermek. Aşırı serbestlik. Yetkilendirmek.

 

Warranting : Mazur göstermek. Temin etmek. Garanti etmek. Kefil olmak. Garanti verme.

Be in the clear : Masumluğu ispatlanmış olmak. Kaldırmak (bir şeyi bir yerden). Yok etmek (bir şeyi bir yerden). Gidermek (bulutları veya sisi). Takas etmek (banka çekini). Üstünden geçmek. Açılmak. Açılmak (gökyüzü veya hava). Kapatmak (borcu).

Authorising synonyms : capacitates, accede, allow to, accept, affirming, allow, accredits, allow for, warrant, applauds, permits, authorise, authorises, admit to, authorizes, acknowledges, avouched, capacitated, warranted, brook, acknowledge, capacitate, avouches, affirms, applaud, authorizing, applauding, approbating, authorize, permit, licencing, accepts, accrediting.