Caravan türkçesi Caravan nedir

Caravan ile ilgili cümleler

English: A caravan of fifty camels slowly made its way through the desert.
Turkish: Elli tane deveden oluşan bir kervan, çölde yavaş yavaş ilerledi.

English: The dogs bark, but the caravan moves on.
Turkish: İt ürür, kervan yürür.

English: A long caravan of camel was heading to the West.
Turkish: Uzun bir deve kervanı Batıya doğru gidiyordu.

English: He hitched the caravan to his car.
Turkish: O, karavanı arabasına bağladı.

English: One gypsy family with their caravan was encamped.
Turkish: Bir çingene ailesi karavanlarıyla birlikte kamp yapıyordu.

Caravan ingilizcede ne demek, Caravan nerede nasıl kullanılır?

Caravan camp : Karavan kampı. Karavanlardan (geçici taşınabilir araç) oluşan geçici iskan yeri.

Caravan site : Mobil evlerin bulunduğu alan. Karavan parkı. Treyler. Karavan alanı.

Caravan trailer : Seyahat eden yaşam odaları şeklinde döşenmiş motorlu araç.

Caravaner : Karavanla yolculuk yapan kimse. Kervanla yol alan kimse.

Caravaning : Kervan. Üstü kapalı yolcu veya yük arabası. Karavan. Kafile. Konvoy. Kamyon. Karavanla gezmek.

Caravansary : Kervansaray.

Michelangelo merisi da caravaggio : (1573-1610) italyan barok ressam. Emmaus'da akşam yemeği nin yaratıcısı.

 

Caravel : Karavela (gemi). Karavela. Karavela gemi.

Caravel built : Yan yana dizilen tahtalarla yapılmış olan (gemi).

Caravans : Kafile. Konvoy. Üstü kapalı yolcu veya yük arabası. Kamyon. Seyyar ev. Karavan. Kervan. Karavanla gezmek.

İngilizce Caravan Türkçe anlamı, Caravan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caravan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Processions : Oluş. Sıra. Alay. Dizi. Geçit töreni. Tören alayı.

Rv : Rv. Artık hacim. Kampçı arabası. Çok güçlü bir soluk vermeden sonra akciğerlerde kalan hava hacmi. alveoldeki oksijen ve karbondioksit basınçlarının korunmasında önemlidir, rezidüel hacim, rezidüel hava, rv. Rezidüel hacim. Dinlence aracı. Motorlu ev.

Cortege : Merasim alayı. Kortej. Tören alayı. Maiyet. Cenaze alayı. Alay.

Lorry : Dekovil vagonu. Yük arabası. Vagonet. Yüklet. Alçak. Üstü açık vagon. Furgon. Patlamasız motorla çalışan, bir tondan fazla yük taşımacılığında kullanılan taşıt. Üstü.

Trailer : Gezerev. Treyler (kamyona veya traktöre takılan). Art bilgi. Karavan (amerikan ingilizcesi). Treyler. Bir film makarasının sonuna takılan kılavuz çeşidi. Tanıtma filmi. Motorlu taşıt tarafından çekilen motorsuz taşıt. Art kılavuz.

Camion : Yük arabası.

Wagon train : Yük treni. Marşandiz.

Train : Yetiştirmek. Terbiye etmek. Tren. Sıra. Kuyruk (elbise, kus, yildiz). Dizi. İdman yapmak. Antrenman yapmak. Eğitmek.

Recreational vehicle : Dinlence taşıtı. Aslen amerikalıların kamp taşıtı.

Caravan synonyms : motor home, prairie wagon, prairie schooner, covered wagon, conestoga wagon, conestoga, lorries, trains, vans, motorcades, motorcade, truck, corteges, trucks, camping bus, caravans, procession, bogie, trucked, autocade, caravaning, convoyed, convoy, campers, van, lorrie, convoys, autocades, mobile home, convoying, camper.

 

Caravan zıt anlamlı kelimeler, Caravan kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Caravan ingilizce tanımı, definition of Caravan

Caravan kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A company of travelers, pilgrims, or merchants, organized and equipped for a long journey, or marching or traveling together, esp. through deserts and countries infested by robbers or hostile tribes, as in Asia or Africa.