Trailer türkçesi Trailer nedir

  • Karavan.
  • Bir film makarasının sonuna takılan kılavuz çeşidi.
  • Artbilgi.
  • Tanıtma filmi.
  • Römork.
  • Motorlu bir taşıt tarafından çekilen motorsuz taşıt.
  • Yedekçekin.
  • Sürüngen bitki.
  • Bir binite ya da yüklete bağlanarak çekilen, içinde, aşlığı, ayakyolu bulunan ve günlük yaşamın gerektirdiği öteki kolaylıklar da sağlanmış olan bir tür kurma konut.
  • Dorse.
  • Treyler (kamyona veya traktöre takılan).
  • Treyler.
  • Motorlu taşıt tarafından çekilen motorsuz taşıt.
  • Art kılavuz.
  • Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Gezerev.
  • Bir sinemada, sonraki izlencelerde yer alacak filmleri tanıtmak üzere, bunlardan seçilmiş örneklerden oluşan kısa film.
  • Karavan (amerikan ingilizcesi).
  • Fragman.
  • Art bilgi.
  • Gelecek program.

Trailer ile ilgili cümleler

English: Everyone is inside Tom's trailer.
Turkish: Herkes Tom'un treylerinin içinde.

English: He lives in a trailer park.
Turkish: Karavan kampında yaşıyor.

English: The trailer goes with the car.
Turkish: Römork arabayla gider.

English: He attached the trailer to his car.
Turkish: O, römorku arabasına taktı.

English: I have a trailer.
Turkish: Bir fragmanım var.

Trailer ingilizcede ne demek, Trailer nerede nasıl kullanılır?

Trailer camp : Karavan kampı. Karavan parkı.

Trailer card : Artbilgi kartı.

 

Trailer coupling : Römork kancası. Römork bağlantısı.

Trailer label : Dosya sonu etiketi. Artetiket. Katar etiketi. Art etiket. Artçı etiket. Bitiş etiketi.

Trailer page : Artbilgi sayfası.

Tractor trailer : Traktör römorku.

Trailerite : Karavancı.

Trailering : Dorse. Motorlu bir taşıt tarafından çekilen motorsuz taşıt. Römork. Sürüngen bitki. Treyler. Treyler (kamyona veya traktöre takılan). Fragman. Artbilgi. Gelecek program. Tanıtma filmi.

Trailer truck : Tır kamyonu.

Caravan trailer : Seyahat eden yaşam odaları şeklinde döşenmiş motorlu araç.

İngilizce Trailer Türkçe anlamı, Trailer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trailer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fragment : Cüz. Bilgisayar, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yazılı bir yapıttan alınmış bir bölüm. bir kısmı yitirilerek yalnızca bir bölümü kalmış olan yapıt. Bir yapıtın, iyesine özgü özellikleri taşıyan bölümü. Tam olmayan parça. Kırılmış parça. Kırık. Parçalanmak. Kırılmış küçük kemik parçası. Parçalara ayrılmak.

Articulated lorry : Tır. Tır kamyonu.

Caravaning : Kamyon. Kervan. Kafile. Konvoy. Üstü kapalı yolcu veya yük arabası. Karavanla gezmek.

Caravan : Kamyon. Karavanla gezmek. Konvoy. Çingene arabası. Üstü kapalı yolcu veya yük arabası. Seyyar ev. Kervan. Kafile.

Promotion spot : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Prime mover : Birincil hareket kası. Fikir babası. Tırın öndeki çekici kamyonu. Güç kaynağı. İtici güç. Çekici. İşletici makine. Ana kuvvet. Muharrik.

Caravan site : Mobil evlerin bulunduğu alan. Karavan alanı. Karavan parkı.

 

Rig : Yalancıktan yapmak. Hile karıştırmak. Teçhizat. Donatmak. Düzmece bir şekilde kurmak. Hile yapmak (seçimde vb.). Süslemek. Kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak). Teçhiz etmek. Çıkarlarına göre değişiklik yapmak.

Trailer synonyms : camper trailer, car carrier, manufactured home, trucking rig, wheeled vehicle, house trailer, trailering, cargo glider, rv, cantlet, mobile home, van, creeper, fragmenting, recreational vehicle, semi, fragments, coming attractions, camper, tractor trailer, creeping plant, campers, transport, trailers, vans, trailer truck, caravans, tail leader, semitrailer, conveyance.

Trailer ingilizce tanımı, definition of Trailer

Trailer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, trails. A car coupled to, and drawn by, a motor car in front of it. Used esp. of such cars on street railroads. Called also trail car.