Carbarn türkçesi Carbarn nedir

  • Garaj (tren vagonlarının, tramway vagonlarının, vb. tamir ve bakımlarının yapıldığı yer).

Carbarn ingilizcede ne demek, Carbarn nerede nasıl kullanılır?

Carbarns : Garaj (tren vagonlarının, tramway vagonlarının, vb. tamir ve bakımlarının yapıldığı yer).

Carbaryl : Karbamat türevi dönüşümlü kolinesteraz baskılayıcısı bir insektisit. Karbaril.

Carbachol : Kolinesterazlara dayanıklı ve muskarinik etkileri yanında nikotinik etkileride bulunan parasempatik sistemini uyarıcı ilaç. Karbakol.

Carbamate : Karbamat. Karbamik asidin substitüe fenil veya piridin grubu içeren bazlarla yaptığı ester. Karbamik asit tuzu (kimyasal madde). Karbamat asit tuzu.

Carbamate insecticid : Kalabar baklasında bulunan fizostigminin sentetik türevleri olarak hazırlanan, vücuda alındıktan sonra asetilkolin esteraz enziminin etkinliğini önleyerek etkisini gösteren, böcek, yabani ot ve toprak nematodları ile mücadelede kullanılan bileşiklerin ortak adı. Karbamatlı insektisit.

Carbamoyl phosphate synthetase ii : Sitoplazmada glutamin ve karbon dioksitten karbamoil fosfat oluşumunu sağlayan pirimidin üretiminin ilk ve ökaryotlarda düzenleyici enzimi. Karbamoil fosfat sentetaz ıı.

Carbamoyl phosphate synthetase i : Amonyakla karbon dioksitten karbamoil fosfat oluşturan, üre üretiminde ve üre sentez hızının düzenlenmesinde görev alan mitokondri enzimi. Karbamoil fosfat sentetaz ı.

 

Carbamide : Karbamid. Karbamit. Organik üre bileşiği (kimya). Üre.

Carbanion : Karbon eksini. Karbaniyon. Negatif olarak yüklü bir karbon atomu, karbonyon, karbon eksini. Karbanyon. Karbon anyonu. Karbonyon. Negatif olarak yüklü bir karbon atomu.

Carbanilide : Difenilüre. Difenil üre.

İngilizce Carbarn Türkçe anlamı, Carbarn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carbarn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adamant : Hoşgörüsüz. Sert. Son derece kararlı. Katı. Çok sert efsanevi bir taş. İnatçı. Çok sert. Dik başlı.

Soot : Kurum ile kaplanmak. İs lekesi yapmak. Kurum bulaştırmak. Kurum. Baca kurumu. İslemek. İs. İs yapmak. Duman.

Black lead : Siyah kurşun. Siyah kalem ucu. Orafit macunu. Kurşun tozu. Kara kurşun. Grafit. Kurşunkalem ucu.

Petroleum : Petrol. Yer kabuğundan çıkartılan gaz, sıvı ve katı hidrokarbonların kara-kahverenkli, yanıcı, koyu bir karışımı. Petrol yağı. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Petrol kökenli. Gazyağı. Yeryağı. Canlı artıklarının yer altında yüksek sıcaklık ve basınç nedeniyle oluşturduğu, ana yapısı değişik oran ve nicelikte karbon, hidrojen içeren koyu renkli, yanıcı, doğal sıvı. Benzin. Ham petrol.

Fossil oil : Ham petrol. Petrol.

Charcoal : Ağaç kömürü. (kömür vb ile) karalamak veya çizmek. Kara kalem. Kömür. Karakalem resim. Odunkömürü. Odun kömürü. Karakalem. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Bitkisel ya da hayvansal kökenli özdeklerin tam yanmaması sonunda oluşan biçimsiz karbon. (renk gidermede ve gazları yüze tutmada kullanılır.).

 

Coal : Karaelmas. Kömür almak. Taşkömürü. Havasız ortamda kalan bitkilerin nem, basınç ve sıcaklık etkisiyle bozunarak oluşturdukları yanıcı, kara-kahve renkli, katı özdek. (başlıca bileşeni karbondur, bunun yanında hidrojen, kükürt, oksijen ve azot, ayrıca kül denilen mineral oksitleri içerir.). Kor. Kökeni bitkisel, değişmiş ve başkalaşmış katı yakıt. (örneği ve derecesi ilkel maddelerin geçirdiği başkalaşıma bağlıdır.). Kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Maden kömürü. Bir yakımlık kömür. Yanmak.

Lampblack : Lamba karası. Kandil isi. Lamba isi. İs siyahı. Siyah toz boya. İs.

Smut : Sürmemantarıgillerden ileri gelen ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı; kör, rastık, is, kurum, karamuk, karadoğu. Karalamak. Açık saçık konuşma. İftira etmek. Kurumlanmak. İs yapmak. Kirlenmek. İs tanesi. Küf. Kurum.

Africa : Afrika.

Carbarn synonyms : carbon 14, atomic number 6, fullerene, barbary coast, crock, carbon black, crude oil, chemical element, graphite, diamond, char, crude, radiocarbon, c, activated carbon, wood coal, element, plumbago, activated charcoal, oil, rock oil, limestone.