Carbamate türkçesi Carbamate nedir

  • Karbamik asit tuzu (kimyasal madde).
  • Karbamat.
  • Karbamik asidin substitüe fenil veya piridin grubu içeren bazlarla yaptığı ester.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Karbamat asit tuzu.

Carbamate ingilizcede ne demek, Carbamate nerede nasıl kullanılır?

Carbamate insecticid : Karbamatlı insektisit. Kalabar baklasında bulunan fizostigminin sentetik türevleri olarak hazırlanan, vücuda alındıktan sonra asetilkolin esteraz enziminin etkinliğini önleyerek etkisini gösteren, böcek, yabani ot ve toprak nematodları ile mücadelede kullanılan bileşiklerin ortak adı.

Carbamazepine : Karbamezepin. Epilepsi tedavisi ve sinirsel ağrıların dindirilmesinde kullanılan kasılmayı önleyen ilaç. Iminostilben türevi olan, beyinde birincil odaklardaki deşarjları ortadan kaldırarak çırpınmaları önleyen ilaç.

Diethylcarbamazine : Dietilkarbamazin. Piperazin türevi olan, köpeklerde d. viviparus, koyunlarda d. filaria, ayrıca askaritlerle d. immitis ve flaroides osleri’ ye karşı kullanılan filarisit etkili bir ilaç.

Carbamic : Karbamik. Karbamik asite ait (kimya).

Carbamic acid : Karbamik asit.

Carbamoyl phosphate synthetase i : Karbamoil fosfat sentetaz ı. Amonyakla karbon dioksitten karbamoil fosfat oluşturan, üre üretiminde ve üre sentez hızının düzenlenmesinde görev alan mitokondri enzimi.

 

Carbamoyl phosphate synthetase ii : Sitoplazmada glutamin ve karbon dioksitten karbamoil fosfat oluşumunu sağlayan pirimidin üretiminin ilk ve ökaryotlarda düzenleyici enzimi. Karbamoil fosfat sentetaz ıı.

Carbanilide : Difenilüre. Difenil üre.

Carbamide : Organik üre bileşiği (kimya). Karbamid. Karbamit. Üre.

Carbamoyl : Karbamoil.

İngilizce Carbamate Türkçe anlamı, Carbamate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carbamate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı.

Abattoir : Mezbaha. Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

 

Salt : Bir asit hidrojenlerinin tümü, ya da bir bölümü metal ya da köklerle yer değiştirdiğinde oluşan bileşik. nacı; sodyum klorüre halk dilinde verilen ad. Tuzluk. İlginçleştirmek. Tuzlanmış. Yemek tuzu. Çeşni. Tuz katmak. Tuz. Tuzlu. Salamura yapmak.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Karın.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Carbamate synonyms : ammonium carbamate, abdominal ovariectomy, abdominal palpation, abdominal pain, a dna, a c syndrom, a crochordon, abdominal fat necrosis.