Carbine türkçesi Carbine nedir
- Karabina.
- Filinta.
- Kısa tüfek.
- Karabina tüfek.
- Tarih alanında kullanılır.
- Karabina (tüfek).
- Ağzı yayvan, namlusu genellikle yivli, kısa, yeğni eski bir tüfek türü.
- Karabine.
Carbine ingilizcede ne demek, Carbine nerede nasıl kullanılır?
Carbineer : Bir karabine taşıyan süvari askeri. Karabinalı asker.
Carbineers : Karabinalı asker. Bir karabine taşıyan süvari askeri.
Carbines : Karabina (tüfek). Kısa tüfek. Karabina. Filinta. Karabina tüfek.
Carbinol : Metil alkol. Metil alkol (kimya). Dietil karbinol. Karbinol.
Carbinoxamine : Karbinoksamin. Etanolaminler grubundan bir antihistaminik.
Acetylmethylcarbinol : Değişik karbonhidratlardan yapılan hoş kokulu sarımtırak sıvı. Asetoin.
Diethylcarbinol : Dietilkarbinol.
Carbide : Karpit. Kalsiyum karbür. Karbit. Karbür.
Carbide blade : Karbür bıçak.
Carbide distribution : Karbür dağılımı.
İngilizce Carbine Türkçe anlamı, Carbine eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Carbine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Axis powers : Iı. dünya savaşından önce aralarında bir bağlaşma yapan almanya, japonya ve italya devletleri. Eksen devletleri.
Archives : Belgelik. Arşiv odası. Belgelerin saklandığı yer. Kayıtlar. Arşiv binası. Arşiv. Arşivler. Resmi evrak ve kayıtlar. Evraklar.
Archon : Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Hükümdar. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Arhont. Yönetici. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı.
Flintlocks : Çakmak taşlı ateşleme tertibatı. Çakmaklı tüfek. Flinta.
Areopag : Areopag. Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu.
Areopagite : Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi. Areopagit. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi.
Barbarian : Greklerle romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim. Barbar. Uygarlaşmamış kimse. Vahşi. Kaba. Zalim. Uygarlaşmamış. Yabancı. Gaddar.
Apostle : Lider. Misyoner. Havari. Önder. Öncü. Apostol. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Dönme. Hz isa´nın on iki havarisinden biri.
Rifle : Yivli tüfek. Kolorado eyaletinde şehir. Yiv açmak. Soyup soğana çevirmek. Yağma etmek. Soymak. İçindeki şeyleri altüst ederek bir yeri talan etmek. Tüfek.
Carbine synonyms : carbines, carabine, barricade, blunderbusses, barbary, acropolis, antiquity, flintlock, carabiner, autocracy, blunderbuss, armour, armistice, almanac, archer.
Carbine ingilizce tanımı, definition of Carbine
Carbine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A short, light musket or rifle, esp. one used by mounted soldiers or cavalry.

Bu kısımda Carbine kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Carbine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Carbine anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Carbine ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.