Carbons türkçesi Carbons nedir
- Kopya kağıdı.
- Karbon kömür.
- Kopya.
- Kömür.
- Karbon kağıdı.
- Karbon.
- Karbon karbona benzeyen.
Carbons ingilizcede ne demek, Carbons nerede nasıl kullanılır?
Chlorinated hydrocarbons : Klorlanmış hidrokarbonlar. Klorlu hidrokarbonlar. Besin zincirinde birikim yapma özelliği gösteren, kalıcı ve geniş spektrumlu insektisitler.
Chlorofluorocarbons : Seragazı türü. Cfc (ekoloji). Kloroflorokarbon. Ozon tabakasındaki deliğe yol açtığı düşünülen gazlardan bir tanesi.
Fluorocarbons : Karbon ve florinden oluşan çeşitli bileşiklerin her biri (kimya). Florlu karbonlar. Florokarbon.
Hydrocarbons : Hidrocarbonlar. Hidrokarbon. Hidrokarbonlar. Metan, alkan veya etilen gibi sadece hidrojen ve karbon içeren maddeler.
Polycylic aromatic hydrocarbons : Etlerin ateş de kızartılması, dumanlanması, kahvenin kavrulması sırasında oluşan, birbirine kaynaşmış 3 veya 4 benzen halkası içeren, sadece karbon ve hidrojen atomlarından yapılmış maddeler, pah. Pah. Polisiklik aromatik hidrokarbonlar.
Carbon arc : Sinema işliklerinde ve göstericilerde ışık kaynağı olarak geniş ölçüde kullanılan ışık yayının ve ışık yaylı ışıtacın kömürlü çeşidi. Kömürlü ışık yayı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karbon arkı.
Carbon compound : Karbon bileşiği.
Carbon arc lamp : Karbon elektrik ark lambası. Kömür yayı lambası. Işık yayı, katkı maddeleri bulunmayan kömürden elektrotlar arasında olan alçak yeğinlikli lamba.
Carbon concentration gradient : Karbon derişimi eğimi.
Carbon coating : Karbon örtü. Karbon örtme.
İngilizce Carbons Türkçe anlamı, Carbons eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Carbons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
C : Orta. Yüz dolarlık banknot. Do (müzik terimi). Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür. Karbonun simgesi. İngiliz alfabesinin üçüncü harfi. Klirens. C programlama dili. Romen rakamları dizisinde 100 sayısı.
Tracing paper : Yarı saydam kağıt. Şeffaf kopya kağıdı. Aydınger. Saydam resim kağıdı. Aydınger kağıdı. Samankağıdı.
Coal : Kökeni bitkisel, değişmiş ve başkalaşmış katı yakıt. (örneği ve derecesi ilkel maddelerin geçirdiği başkalaşıma bağlıdır.). Kor. Maden kömürü. Karaelmas. Kömür almak. Havasız ortamda kalan bitkilerin nem, basınç ve sıcaklık etkisiyle bozunarak oluşturdukları yanıcı, kara-kahve renkli, katı özdek. (başlıca bileşeni karbondur, bunun yanında hidrojen, kükürt, oksijen ve azot, ayrıca kül denilen mineral oksitleri içerir.). Yanmak. Bir yakımlık kömür. Taşkömürü.
Oil : Yağ. Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıvı ya da katı ester. sürtünmeyi azaltma görevi yapan çeşitli özdeklere verilen ad. Yağlamak. Yağcılık yapmak. Zeytinyağı. Sıvı yağ. Sıvıyağ. Yağ sürmek. Bağıl devinimli parçalar arasına konarak kaymayı kolaylaştıran, sürtünme ve aşınmayı azaltan kaygan sıvı. Pohpohlamak.
Crude : Nezaketsiz. Acemi. Baştan savma. Ham. Kaba saba. Eksik. İnceliksiz. Çiğ. Basit. İşlenmemiş.
Dittoed : Sözü geçen. Nüsha. Suret. Aynen. Denden işareti. Aynı şey. Denden (işareti). Tekrarlamak. Denden.
Tissues : Ağ. İnce kumaş. Doku. Tuvalet kağıdı. Kağıt peçete. İnce kağıt. Kağıt mendil.
Ditto : Sözü geçen. Aynen. Nüsha. Tekrarlamak. Denden (işareti). Denden. Denden işareti. Aynı şey. Suret.
Limestone : Ana bileşimi kalsiyum karbonat olan, oluşum biçimine göre pek çok türü bulunan ve yeryüzünde çok yaygın olan tortul kayaç. Kireçtaşı. Kalker. Kalker taşı. Küfeki taşı. Yapısında % 93 oranında kalsiyum karbonat ve % 33 den daha az kalsiyum içermemesi gereken kalsiyum kaynağı. Doğal kalsiyum karbonat. Kireç taşı. Coğrafya, kimya, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.
Carbons synonyms : carbon 14, atomic number 6, fullerene, cribbings, diamond, crib sheet, charcoal, graphite, rifle, carbonaceous, tissue, copy of, lampblack, tissue paper, carbo, plumbago, wood coal, coals, cheating, cribs, carbon copy, adamant, chemical element, crib, activated charcoal, black lead, smut, charcoaled, crude oil, crock, apograph, carbon paper, carbon.
Carbons zıt anlamlı kelimeler, Carbons kelime anlamı
Healthy : Büyük. Sağlığa yararlı. Demir gibi. Sağlam. Kuvvetli. Esen. Sıhhatli. Sağlıklı. Sağlığa yarar. Önemli.
Cool : Serin yer. Serinleşmek. Serinlemek. Havalı (tip). Soğukkanlılık. Soğutmak. Sakinleşmek. Serin. Serinlik. Sönmek (öfke veya arzu vb).

Bu kısımda Carbons kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Carbons ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Carbons anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Carbons ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.