Carnivorous plant türkçesi Carnivorous plant nedir

  • Etobur bitki.
  • Etçil bitki.
  • Böcek-kapan.
  • Utricularia ve nepenthes gibi azot ihtiyaçları için küçük böceklere ihtiyaç duyan bitkiler. karnivor bitkiler.
  • Böcekkapan bitkiler.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Carnivorous plant ingilizcede ne demek, Carnivorous plant nerede nasıl kullanılır?

Carnivorous : Etoburlarla ilgili. Etçil. Canlı balık avlayanlar. Hayvansal organizmalarla beslenen, et yiyen, etle beslenen, etobur, karnivor, sarkofaj. Karnivor. Et yiyerek beslenen canlı. karnivor, et obur. Etobur.

Plant : Yapıştırmak. Dikmek. Gizlemek. Yüklemek. Adam koymak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yerleştirmek. Saklamak. Çarpmak. Yapımevi.

Carnivorously : Etobur hayvan gibi. Karnivor olarak. Etçil olarak. Etçil gibi.

Carnivorousness : Etçil olma. Etoburluk. Etobur olma durumu.

A going plant : Başarılı fabrika.

Air conditioning plant : İklimleme merkezi. Havanın istenilen iklim koşullarına getirildiği merkez. İklimlendirme tesisatı. Klima santralı. Havalandırma tesisi. İklimlendirme santrali.

İngilizce Carnivorous plant Türkçe anlamı, Carnivorous plant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carnivorous plant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

 

Insectivorous plant : Böcek kapan.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

 

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

Carnivorous plant synonyms : abramis zone, pitcher plant, abductor muscle, acacia, aardvarks, a cells, abiotic factor, a chromosome.