Carvery türkçesi Carvery nedir

  • Et lokantası (limitsiz et yenilebilen).
  • Rosto et lokantası.

Carvery ingilizcede ne demek, Carvery nerede nasıl kullanılır?

Puppet carver : Kukla yapan usta. Kukla yardımcısı.

Wood carver : Ağaç oymacısı.

Carver : Hakkak. Oymacı. Minnesota eyaletinde şehir. Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri. Et bıçağı.

Carvers : Et bıçak çatalı. Oymacı. Et bıçağı. Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri. Hakkak. Minnesota eyaletinde şehir.

Woodcarver : Odun oyan. Orun oyan kimse veya şey. Odun oymacısı. Oyma sanatçısı.

Carved stone : Kıvrımlı taş.

Carve up : Taksim etmek. Paylaştırmak. Bıçaklamak. Bölmek.

Carvel : Karavela. Karavela (gemi). Karavela gemi.

Carve out a career for oneself : Kariyer yapmak.

Woodcarvers : Orun oyan kimse veya şey. Oyma sanatçısı. Odun oymacısı. Odun oyan.

İngilizce Carvery Türkçe anlamı, Carvery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carvery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take : Ele almak. Tutma. Götürmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çevirmek. Kabul edilmek. Kabul etme (vücut). Çekim. Alıntı. Etkili olmak.

Pack : Ambalajlamak. Bavuluna koymak. Paketlemek. Bohça. Kütle. Sıkıştırmak. Deste (iskambil). Paket. Sürü. Dolgu yapma.

 

Speciality : Özel ürün. Hususiyet. Ayrıcalık. İhtisas. Özgüllük. Özgü şey. Salt bir nesne ya da bir duruma özgü olma. Özel nitelik. -e özgü şey. Uzmanlık.

Business life : Ticaret hayatı. Ticari hayat. İş hayatı. Çalışma hayatı.

Specialisation : Tek bir alanda çalışma (birçok alan veya iş yerine). İhtisas. Spesifik eylem. Uzmanlaşma. (biyoloji terimi) spesifik bir işlev amacıyla vücudun belli bir parçasının yapısal adaptasyonu. Tek bir iş yapma (birçok alan veya iş yerine). Bir şeyi belli bir amaca uygun hale getirme. Özelleşme. Ülkelerin, bireylerin veya örgütlerin üretime yönelik çabalarını, yeteneklerini ve bilgilerini çok sayıda alandan ziyade sınırlı bir alanda yoğunlaştırarak verimliliklerini artırması. Örgensel, coğrafyasal, üretimsel, kurumsal vb. özellikler ve koşullar sonucu oluşan ve yol, yordam, bilgi, beceri konularında toplumsal işbölümü ve ayrımlaşmaya götüren süreç.

Walk of life : Kesim. Sosyal durum. Toplumsal sınıf. Meslek.

Specialization : İhtisas. Tek bir alanda çalışma (birçok alan veya iş yerine). Özelleşme. Uzmanlık. Uzmanlaşma. Tek bir iş yapma (birçok alan veya iş yerine).

Business : Alım satım. Ticaret. Görev. Tecim işlerinin uygulanabilmesi amacıyla kurulan çalışma yeri. Olay. Tecimevi. Konu. Şey. Faaliyet. Sorun.

Specialty : Özgü şey. Özellik. İhtisas. Spesiyalite (lokantada). Mühürlü sözleşme. Spesiyalite. Uzmanlık. Hususiyet. Yalnız tek bir tecimsel örgütçe yapılan mal. Özel şey.

Occupation : İstila. Bir kimsenin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı; bilgi, eğitim veya yaratıcı güç gerektiren etkinlik. Zanaatçılık. İş. Meşguliyet. Uğraşı. Tasarruf. Oturma. İşgal.

 

Carvery synonyms : professional life, line of work, have, vocation, specialism, walk, calling, line, lifework, feature, job.

Carvery zıt anlamlı kelimeler, Carvery kelime anlamı

Lack : -sizlik. -den yoksun olmak. Eksik olmak. -e sahip olmamak. Yoksun kalmak. Eksiklik. Olmamak. Yokluk. Yoksun olmak. -sizlik çekmek.

Retreat : Yeniden bakım yapmak. Gerileme. Bir köşeye çekilip dinlenme. Dinlenmek için çekilmek. İnziva. Çekilme. Geri çekilmek. Geri adım atmak. Köşesine çekilmek. Çekilmek.