Specialty türkçesi Specialty nedir
- Uzmanlık.
- Hususiyet.
- Spesiyalite (lokantada).
- Spesiyalite.
- Branş.
- Uzlanım dalı.
- Yalnız tek bir tecimsel örgütçe yapılan mal.
- Özel şey.
- Özgü şey.
- İhtisas.
- Özellik.
- Özel ürün.
- Özel yapımlı.
- Özel anlaşma.
- Mühürlü sözleşme.
- Ekonomi alanında kullanılır.
- Özel ilgi alanı.
Specialty ile ilgili cümleler
English: Classification is not my specialty.
Turkish: Sınıflandırma benim uzmanlığım değil.
English: That's my specialty.
Turkish: Bu benim uzmanlığım.
English: Desserts are my specialty.
Turkish: Çöller benim uzmanlık alanımdır.
English: Let’s order the lobster! I’ve heard that’s the specialty dish here.
Turkish: İstakoz sipariş edelim! Buranın özel yemeği olduğunu duydum.
English: That's his specialty.
Turkish: Bu, onun uzmanlık alanı.
Specialty ingilizcede ne demek, Specialty nerede nasıl kullanılır?
Specialty goods : Bir alıcı için eşsiz veya farklı olduğu düşünülen mallar. Özellikli mallar. Çok rağbet gören tüketim eşyası.
Specialty of the house : Spesiyaliniz.
Drug specialty : İlaç preparatı. İlaçların bir üretici kuruluş tarafından standart bir formülasyona göre belirli bir farmasötik biçime sokularak büyük ölçekte üretilen, özel olarak ambalajlanıp üreticinin koyduğu ve onu benzer ürünlerden ayırt edici özel bir ad altında pazarlanmış endüstriyel ürün biçimi, ilaç preparatı. İlaç müstahzarı.
Specialties : Özel anlaşma. Özel ürün. Özgü şey. Mühürlü sözleşme. Özellik. Uzmanlık alanları. Özel şey. Spesialite mallar. Spesiyalite.
Special abilities : Özel yetenekler.
Special agent : Özel ajan. Özel vekil. Özel acente. Özel acenta. Özel temsilci. Sınırlı yetkiye sahip vekil. Yalnız belirli bir işlemi yapmaya yetkili olan temsilci. Belirli bir işi yapmak üzere atanan temsilci.
Special agreements : Özel anlaşmalar. Özel anlaşma. Belge ile tanınan koruma dışında kalarak yapılan anlaşmalar. Hususi anlaşma. Özel uzlaşma.
Special and general changement of ground : Yer parçası özel ve genel durumunda gerçekleşen ve bunlara ilişkin vergilerde de indirim ya da arttırım yapılmasını gerektiren değişmeler. yer sarsıntısı, su baskını, ağaçlandırma, gübreleme, yapılama gibi etkenler yer parçasının özel ve genel durumunda gerçekleşen ve bunlara ilişkin vergileri de etkileyen değişmeler. Toprağın özel ve genel durumunda değişiklik.
Special anatomy : Özel anatomi. Belirli organlar veya organ grupları ile işlevlerini inceleyen anatomi. Özel organların araştırılması bilimi.
Special ability : Özel yetenek. Belirli alan ve konularda başarı göstermek için gerekli, genel yetenekten ayrı yetenek, bireyin öteki yetenekleriyle uygunluk göstermeyen yetenek.
İngilizce Specialty Türkçe anlamı, Specialty eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Specialty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Individuality : Bir kişiyi dış gözlemciler gözünde benzersiz, biricik kılan özellikler ya da bunların bileşim biçimi. Kendine özgülük. Bireylik. Benlik. Şahsiyet. Özgünlük. Ferdiyet. Ferdiyetçilik.
A priori theoretical criteria : Öncül kuramsal ölçüt.
Know how : Teknik bilgi. Teknik uzmanlık. Bulgu belgesine bağlanamayan teknik bilgiler. Bilgi. Beceri. Know-how. Usulünü bilmek. Yöntem bilgisi. Bir alanda sahip olunan uzmanlık.
A level : A-düzeyi. Lise bitirme sınavı (ingiliz ingilizcesi).
Specialties : Uzmanlık alanları. Spesialite mallar.
Abc method : Yaklaşık bootstrap güven yöntemi. Abc yöntemi.
Vocation : Eğilim (belirli bir işe yönelik). Zanaat. Uğraş. İlahi bir göreve çağrı. Görev. Kabiliyet. Çağrı. Meslek. Hizmet. Sanat.
Asset : Kazanç. Bilançonun alacaklı yanı. bk. varlık bk. kaynak. Aktif. Değerli şey. Yararlı. Servet. Mülk. Kıymetli şey. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar bk. aktif 1. Varlık.
Metier : Meslek. İş. Meşguliyet.
Cachets : Ayrıcalık. Marka. Kaşe. Fark. Mühür. Kapsül. Alamet. Hap.
Specialty synonyms : long suit, green fingers, green thumb, strong suit, characteristic feature, a posteriori information, commonality, abel blanchard model, a posteriori analysis, expertise, a priori analysis, familiarities, competence, proficiency, special, intimacies, characters, career, proficiencies, strength, specials, branch, provinces, expert, idiosyncrasies, faceting, familiarity, adeptness, field of study, a b model, a priori information, specialism, branches.
Specialty zıt anlamlı kelimeler, Specialty kelime anlamı
Liability : Yüklenme. Engel. Yükümlülük. Başkasına ilişkin bir dokuncanın buna yer verenince karşılanması, ödenmesi. sorumlu olma. Ödenecek borç. Borç. Mükellefiyet. Mesuliyet. Eğilim. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu borçların toplamı, diğer bir deyişle kaynak ile özkaynak arasındaki fark.
Weak point : İnsanın zayıf tarafı. Zayıf nokta. Zayıf yön. Zaaf.
Commonality : Sıradan halk. Avam. Ayaktakımı. Özellik. Ortak özellikler paylaşma. Müştereklik. Ortak özellik. Ortaklık.
Specialty ingilizce tanımı, definition of Specialty
Specialty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Particularity.

Bu kısımda Specialty kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Specialty ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Specialty anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Specialty ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.