Castles in the sand türkçesi Castles in the sand nedir

  • Büyük ama hala kalıcı olmayan şey.
  • Kumdaki kale.
  • Sürekliliği olmayan şey.
  • Geçici şey.

Castles in the sand ingilizcede ne demek, Castles in the sand nerede nasıl kullanılır?

Castles : Şato. Kale. Kaleler. Şatolar. Hisar.

In : Gelmiş olan. Çok moda olan. Olarak. İçinde. Mevsimi gelmiş. İçeriye. İç. De. İktidardaki. Halinde.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Sand : Kum katmak. Kumlamak. Kum. Çapları 20 mikronla 2 mm arasında değişen, taneleri birbirine bağlanmamış, oluşum ye bileşimleriyle ayrımlı tortul yığın. Kum yapmak. Zımpara ile düzeltmek. Ç.kum saatiyle ölçülen zaman. Kumla kaplamak. Kumlu çimerlik. Ç.kumsal.

Castles in the air : Hayal. Hayali plan.

Castles in the air theory : Sürü psikolojisi nedeniyle, iyimser dönemlerde hisse senedi fiyatlarının beklenen ya da beklenenin ötesinde değerlere ulaşmasından dolayı yatırımcının enerjisini model kurarak beklenen değeri hesaplamak yerine sürüye katılmasının doğru olacağını ifade eden ve keynes tarafından geliştirilen kuram. Gökyüzündeki kaleler kuramı.

 

Buried his head in the sand : Gerçeklerle yüzleşmek istemedi (kafasını kuma gömen devekuşunun davranışından esinlenerek üretilen ifade). Kafasına kuma gömdü. Gerçekleri görmek istemedi.

Build castles in the air : Hayallere kapılmak. Fantazi. Kendi kendine gelin güvey olmak. Çok fazla hayali şey. Hayal kurmak. Olmayacak duaya amin demek. Gelecekle ilgili bir sürü plan yapma.

Castles in the sky : Gökyüzündeki şato. Tatlı rüya ve fantaziler.

İngilizce Castles in the sand Türkçe anlamı, Castles in the sand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Castles in the sand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interims : Muvakkat rapor. Aralık. Ara. Muvakkat bilanço. Muvakkat. Boşluk. Fasıla. Geçici. Geçici olarak yapılan şey.

Interim : Muvakkat. Geçici. Aralık. Boşluk. Muvakkat bilanço. Ara. Muvakkat rapor. Fasıla.

Ephemerality : Gelip geçicilik. Çok kısa bir süre devam etme vasfı. Geçicilik.