Sand türkçesi Sand nedir

  • Plaj.
  • Kum yapmak.
  • Biyoloji, coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Kumlu çimerlik.
  • Ç.kum saatiyle ölçülen zaman.
  • Parçacıklarının 0.02-2 mm büyüklüğünde olduğu toprak tipi.
  • [#zımpara Zımparalamak].
  • Kumsal.
  • Kumla kaplamak.
  • Kumlamak.
  • Zımparayla düzeltmek.
  • Ç.kumsal.
  • Kum serpmek.
  • Zımpara ile düzeltmek.
  • Kum.
  • Kumla örtmek.
  • Çapları 20 mikronla 2 mm arasında değişen, taneleri birbirine bağlanmamış, oluşum ye bileşimleriyle ayrımlı tortul yığın.
  • Kum katmak.
  • Çimentolanmamış, çapı en çok 1 mm. olan taş parçacıkları ya da mineral taneleri.

Sand ile ilgili cümleler

English: Ali brushed the sand off his pants.
Turkish: Ali pantolonunun kumunu fırçaladı.

English: Ali filled his bucket with sand and turned it over.
Turkish: Ali kovasını kumla doldurdu ve onu çevirdi.

English: Ali and Mary played in the sandbox together and made sand castles.
Turkish: Ali ve Mary birlikte kum havuzunda oynadılar ve kum kaleler yaptılar.

English: Ali and Mary threw sand at each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerine kum attılar.

English: Ali and Mary walked around the sand dunes.
Turkish: Ali ve Mary kum tepeleri etrafında yürüdüler.

Sand ingilizcede ne demek, Sand nerede nasıl kullanılır?

Sand asphalt : Kum asfaltı.

Sand badger : Porsuk.

Sand bank : Kumsal sığlık-topuk. Denizin kıyıya yakın sığ yerlerinde dalgaların oluşturduğu ince, uzun, kumsala koşut ve yeri zamanla değişebilen kum yığınları. Doğal kum seddi. Kumla.

 

Sand bar : Kıyı kordonu. Kum seti. Bir körfezin önünü kapatan, denizle küçük bir bağlantı kalsa da körfezi göl durumuna sokan, kıyı oklarına göre daha geniş ve daha sürekli kum ve çakıl karışımı birikinti. Sahil kordonu. Kum yığını. Kum bankı. Kumla oluşan engel. Kum kalıbı. Sığlık.

Sand bath : Kumla dolu derin küvet. Kum banyosu. Kum yunağı.

Sand body : Kum cisimciği. Psammom cisimciği.

Sand casting : Kum döküm. Kum dökümü. Kuma döküm.

Sand bed : Kum yatağı. Doğal olarak veya suni bir şekilde serilen kalın kum örtüsü.

Sand box : Kedi kumluğu. Kum havuzu. Kum kutusu. Çocukların oynayabileceği kumla doldurulmuş kutu veya havuz. (özellikle kedinin) kum kabı.

Sand blasting : Basınçlı kumla yüzey temizleme. Kum raspası. Kum püskürterek temizleme. Kum püskürtme. Kum raspalama. Kumlama.

İngilizce Sand Türkçe anlamı, Sand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dirt : Çer çöp. Alçaklık. Müstehcen söz. Namussuzluk. Toz. Terbiyesiz konuşma. Maden içeren toprak. Dedikodu. Pislik. Toprak.

Sandy : Kum gibi. Kumlu. Kumluk. İngiltere'de yerleşim yeri. Sarımsı kızıl. Kum rengi. İskoçyalı. Saman sarısı (saç). Utah eyaletinde şehir.

Grinds : Rodaj yapmak. Üzmek. Taşa tutmak. İneklemek. Çekmek. Çalmak. Ezmek. Gıcırdatmak. Çekmek (mutfak robotunda sebze vb'ni).

Beachhead : Düşman kıyıları üzerinde ele geçirilen çıkarma yeri. Çıkarma yapılan sahil. Çıkarma sahili. Kıyı başı. Güvenli yer. Kıyıdaki mevzii. Köprübaşı. Emniyetli yer.

 

Sands : Zaman. Çimerlik. Kum taneleri. Kumluk. Ömrün dakikaları. Dakikalar.

Tongue of land : Sığlık. Okyanustaki kara şeridi. Karanın dili. Resif.

Emeries : Utah eyaletinde şehir. Zımpara. Güney dakota eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Aşındırıcı.

Sandbar : Kıyı kordonu. Sığlık. Akıntıların ve gelgitlerin hareketi ile nehir veya denizlerde meydana gelen büyük kum öbeği. Sahil kordonu. Kum yığını. Kıyı dili.

Watering place : Kıyıda bulunan tatil yeri. Hayvanların su içmesine elverişli yer. Kaplıca. Suvat. İçmeler. Doğal bir su kaynağı. Termal.

Paper : Önemsiz. Geçersiz. Kağıtlamak. Kağıt yapıştırmak. Örtbas etmek. Duvar kağıdı ile kaplamak. Bildiri. Gazete. Sınav soruları. Yazı.

Sand synonyms : rough sand, atomic number 14, sandpapered, seaside place, sandblast, sandy seashore, smoothen, silicon, sand bar, si, rub, sandpapers, sandiest, beach, sandy beach, sandpaper, beaches, sandier, grit, tongue, grind, smooth, rubs, plages, plage, beachheads, papered, quicksand, sandbanks, silicas, soil, concrete, papering.

Sand zıt anlamlı kelimeler, Sand kelime anlamı

Roughen : Yüzey pürüzlendirmek. Kabartmak. Pütür pütür olmak. Kabarmak. Pürüzlendirmek. Pürüzlenmek. Pürüzlemek.

Sighted : Kör olmayan. Gözleri gören.

Sand ingilizce tanımı, definition of Sand

Sand kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fine particles of stone, esp. of siliceous stone, but not reduced to dust. Comminuted stone in the form of loose grains, which are not coherent when wet. To sprinkle or cover with sand.