Cebe nedir, Cebe ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Altın, gümüş ve elmastan yapılmış gerdanlık,

Abadan daha kısa ceket: Çoban cebesiz sürünün peşinden gidemez.

Küçük meyve sepeti: Biraz civir kes, bir küçük cebe doku.

Ağabey.

Altın ve gümüşten yapılmış düz veya işlemeli bilezik.

Silâh ve başka savaş araçları.

Erkeğin cinsiyet organı.

Atın eşkin yürüyüşü.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Dalyanlarda kullanılan, sisaldan yapılmış olan ve dalyan haznesi büyüklüğünde olan ağ.

Tarih'teki anlamı:

Bedeni düşman silahlarının etkisinden korumak için savaşta giyilen çok parçalı zırh, kalın meşinden giysi.

Diğer sözlük anlamları:

Süslü bilezik.

Zırh, zırhlı elbise.

Cebe isminin anlamı, Cebe ne demek:

Erkek ismi olarak; Zırh, zırhlı giysi. Savaşla ilgili silah ve araçlar.

Fransızca'da Cebe ne demek?:

plastron, armure, cuirasse

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Tunceli ili, Gedikler nahiyesine bağlı bir bölge.

Cebe tanımı, anlamı:

Cebeci : Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.

Cebel : Dağ. Sahipsiz, boş toprak. Ekilmemiş tarla, ekime elverişli olmayan yer.

 

Cebeli : Aynı dönemde illerdeki atlı inzibat kuvveti. Osmanlı Devleti'nde, savaş sırasında tımar, zeamet sahiplerinin dirlikleri oranına göre yanlarında götürmekle yükümlü bulundukları atlı asker.

Cebelleşme : Cedelleşme.

Cebelleşmek : Cedelleşmek.

Cebellezi : Hakkı olmayan bir şeyi kendisine mal etme, çalma.

Cebellezi etmek : Çalmak.

Ceberut : Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.

Zırh : Savaşlarda ok, kılıç, süngü vb. silahlardan korunmak için giyilen, demir ve tel levhalardan yapılmış giysi. Savaş gemilerinin veya bazı araçların dışına kaplanılan çelik levha. Herhangi bir yeri, aracı vb.ni kuvvetlendiren, zararlı etkilerden koruyan özel madde.

Silah : Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Bir konuda etkili her şey. Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç.

Cebe delen : Ucu uzun temren

Cebe göstermek : Alay göstermek, geçit resmi yapmak

Cebe satmak : Caka satmak

Cebealp : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Zırh gibi sağlam ve dayanıklı yiğit.

Cebeci başı : Cebeci ocağının komutanı.

Cebeci ocağı : Yeniçeri örgütünde silahların yapımı, onarımı ve bakımı ile görevli olan ağabölüğü.

Cebedak : Öksüz, yetim.

Cebehane : Savaş araç ve gereçleri; bunların saklandığı yer.

Cebehane ocağı : Yeniçeri ocağının kaldırılması üzerine başka bir biçime sokulan eski cebeci ocağına verilen ad.

Cebek : Sakarya şehri, Kaynarca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Cebe ile ilgili Cümleler

  • Kuralların her zaman geçerli olmadığını eller cebe girdiğinde anladım.
  • Genç kadın ölümcül bir hastalıkla cebelleşiyordu, kalbi umut doluydu.
  • Cebelitarık'ta en düşük maaş nedir?

Diğer dillerde Cebe anlamı nedir?

İngilizce'de Cebe ne demek? : [cebar] v. feed; stoke; prime; bait

n. pocket

Almanca'da Cebe : n. Panzer, Brustharnisch, Kürass, Lederzeug, Ausrüstung, Waffe

Rusça'da Cebe : n. броня (F), панцирь (M), амуниция (F)