Ceo türkçesi Ceo nedir
- Genel müdür.
- Chief executive officer (icra kurulu başkanı).
- İdari müdür.
- Bir şirketin veya büyük bir organizasyonun en tepedeki yöneticisi.
- İcra kurulu başkanı.
- Chamber of the board.
- İktisat alanında kullanılır.
- Yönetim kurulu başkanı.
- Chief executive officer.
- İcra kurulu üyesi.
- Bir kurumun yönetiminden sorumlu olan ve kurumla ilgili her türlü etkinliği ve gelişmeyi yönetim kuruluna aktaran en üst düzey yönetici.
- Başyönetici.
- Sorumlu müdür.
Ceo ile ilgili cümleler
English: The board unanimously decided to appoint her as CEO.
Turkish: Yönetim Kurulu oy birliğiyle CEO olarak onu atamaya karar verdi.
English: The CEO raised his salary even though the company was losing money.
Turkish: Şirket zarar etmesine rağmen CEO kendi maaşını artırdı.
English: I'm the CEO.
Turkish: Ben CEO'yum.
Ceo ingilizcede ne demek, Ceo nerede nasıl kullanılır?
Advanceon real property : Taşınmaz mallar karşılığı öndelik. Yapı, yer, makine ve benzeri durağan değerler üzerindeki iyelikler tutulanarak verilen borç paralar. bu kuralla yapılan öndelik ödemeleri.
Alliaceous : (botanik terimi) soğan ve diğer alyumlardan oluşan bitkilere ait veya ilgili. Sarımsaklı.
Alliaceous plant : (soğanlı) kokulu bitki.
Amylaceous : Nişasta veya kolaya benzeyen. Amilasöz. Nişastaya benzer. Nişasta ile ilgili. Nişastalı. Nişasta gibi.
Arboraceous : Ağaçlıklı. Ağaçlarla dolu olan. Ağaç gibi olan. Ormanlık. Ağaçlık (bölge). Ağaçlı. Ağaçlık. Ağaçlarla dolu.
Argillaceous marl : Killi marn. Killi marl.
Arenaceous : Kumlu. Kum taneciklerine benzeyen veya içeren. Kuma ait veya ilgili. Kumsu. Arenalı.
Argillaceous : Killi. Kil gibi. Kil içeren. Killi toprak. Arjilik. Arjilli.
Arenaceous limestone : Kumlu kireçtaşı.
Argillaceous sandstone : Killi kumtaşı. Killi kumlası.
İngilizce Ceo Türkçe anlamı, Ceo eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ceo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Md : (ingiliz ingilizcesi) sorumlu yönetici şef (ceo). İdare müdürü.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Chief executive officer : İcra yetkili amir. Baş icracı yönetici. Bir şirket veya büyük bir teşkilatın en tepe yöneticisi. İcra başkanı. Ceo.
Chief executive : İcra başkanı. Başkan. Baş yönetici.
Administrative director : Belirli bir işletmeyi veya görevi yöneten kimse. Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili. Yönetici.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Ceo synonyms : corporate executive, chief operating officer, a shift in individual demand, general director, a type mutual funds, chairman of the board of directors, a group shares, managing director, ability rent, director general, chairwoman, executive board chairman, abnormal budget, a shift in demand, business executive, abnormal budget receipts, top manager, general manager, a change in demand, administrative manager, ability to pay approach, abnormal budget expenditures, presidents, chairwomen, chairman of the board.

Bu kısımda Ceo kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ceo ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ceo anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ceo ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.