Chief executive türkçesi Chief executive nedir

  • Başkan.
  • Baş yönetici.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İcra başkanı.
  • Bir kurumun yönetiminden sorumlu olan ve kurumla ilgili her türlü etkinliği ve gelişmeyi yönetim kuruluna aktaran en üst düzey yönetici.
  • Başyönetici.

Chief executive ile ilgili cümleler

English: I got acquainted with the chief executive.
Turkish: Baş yönetici ile tanıştım.

Chief executive ingilizcede ne demek, Chief executive nerede nasıl kullanılır?

Chief : Başlıca. İdare amiri. Baş. Patron. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. Ana. Reis. Elebaşı. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. En önemli.

Executive : İcrai. Yetki sahibi. İdari. Yönetsel. Uygulama ile ilgili. Yetkili. Bir topluluğun yönetim işlerini çeviren ve uygulayan kişi. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yönetim. Yönetici.

Chief executive officer : Genel müdür. İcra yetkili amir. Bir kurumun yönetiminden sorumlu olan ve kurumla ilgili her türlü etkinliği ve gelişmeyi yönetim kuruluna aktaran en üst düzey yönetici. Baş yönetici. Başkan. Baş icra sorumlusu. İcra başkanı. Bir şirket veya büyük bir teşkilatın en tepe yöneticisi. İcra kurulu başkanı. Yönetim kurulu başkanı.

 

Chief accountant : Muhasebe şefi. Başmuhasip. Baş muhasebeci veya sayman. Baş muhasip.

Chief armor officer : Baş silah subayı. Silahlı askeri birliklerde kıdemli subay.

Chief army chaplain : Baş ordu papazı. Ordunun dini ihtiyaçlarından sorumlu ve dini konularda tüm general rütbeli nasihat edici.

İngilizce Chief executive Türkçe anlamı, Chief executive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chief executive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Chairmen : Genel başkan. Kürsü başkanı. Başkan (yönetim kurulu). Toplantı başkanı. Tekerlekli sandalye sürücüsü. Yönetici. Reis. Tahtırevan taşıyıcısı.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Chieftain : Başbuğ. Lider. Aşiret reisi. Kafile başkanı. Kabile reisi. Çete reisi. Klan şefi. Şef. Reis.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Chief executive officer : Ceo. İcra yetkili amir. Baş icra sorumlusu. Genel müdür. Baş icracı yönetici. İcra kurulu başkanı. Yönetim kurulu başkanı.

 

Deaning : Baş papaz. Katedralin başrahibi. Dekan. En kıdemli üye. Papaz meclisi başı.

Deans : Dekan. En kıdemli üye. Dekanlar.

Chairman : Toplantı başkanı. Sadır. Açık oturum yöneticisi. Kürsü başkanı. Reis. Başkan (yönetim kurulu). Genel başkan. Açık oturumun düzenli olarak yürümesini sağlayan, sorular soran, oturumun yönünden sapmamasını gözeten ve görüşleri özetleyen kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Chief executive synonyms : chairpersons, chair person, dean, top manager, chairmans, abnormal budget expenditures, ethnarch, a type mutual funds, a change in individual demand, a shift in individual demand, a pass through certificate, ability to pay principle, foreman, ability rent, a shift in demand, chieftains, chief, ability to pay approach, abnormal budget receipts, abolition of forced labour convention, chairperson, a change in demand, ceo, a change in supply.