Charmap türkçesi Charmap nedir
- Karakter eşlem.
Charmap ingilizcede ne demek, Charmap nerede nasıl kullanılır?
Charma model : Charma modeli.
Charm away : Ortadan kaldırmak (büyü ile). Yok etmek.
Charm number : Tılsım sayısı.
Charm of style : Büyüleyici stil.
Charm price : Cazip fiyat. Cezbedici fiyat.
Charmer : Baştan çıkartıcı. Kadınları kolaylıkla tavlayan tatlı dilli adam. Büyüleyici kimse. Büyücü. Yılan oynatıcı. Sihirbaz.
Charm school : Uygun görgü kuralları ve nazik davranışlar öğretilen okul.
Charmedly : İyi şansla. Hayran olmuş bir tarzda. Aklını başından almış bir şekilde. Bir sihrin etkisindeyken.
Charmed : Büyülenen. Tılsımlı. Güçlü bir şekilde cezbedilmiş. (bir kimsenin hayatının) sihirle korunuyormuş gibi son derece şanslı. Büyülenmiş. Meftun. Hayran kalmış.
Charm : Korumak (sihirli bir güçle). Cazibe. Büyülemek. Aklını almak. Cezbetmek. Nazarlık. Hayran bırakmak. Cazip gelmek. Alım. Çekmek.
İngilizce Charmap Türkçe anlamı, Charmap eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Charmap ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Character map : Damga eşlem.
Object : Madde. İtiraz etmek. Cümle içinde yalın ya da yükleme, yönelme, çıkma, vasıta durumu gibi bir durum eki almış olarak kendisini fiille ilişkili duruma getiren ad: ateş yak-, su püskürt-, yokuş çık-, köşeyi dön-, bir olayı aktar-, yemeğe alıkoy-, işe dal-, yoldan çevir-, başarıyla çalış-, işe bel bağla-, olaydan ders al-, lafı ağzından kaçır- vb. || tümleçler yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan ögelerdir. bastıkları yeri (nesne) görmüyorlar, bataklıklara, su birikintilerine dala çıka, (zarf tümleci) konuşmadan (zarf tümleci) acele acele (zarf tümleci) yürüyorlardı (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 29). şükriye başını (nesne) onun omuzuna (dolaylı tümleç) yaslamıştı (t. buğra, yalnızlar, s. 115). görünürde (zarf tümleci), yani üretimde erkekten çok kadın var (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 43). kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada (zarf tümleci) yalnızım (peyami safa, yalnızız, s. 446). basık tavanlı, tütmüş sobası, pis cigara dumanlarıyla dolu bir kahvede (zarf tümleci) insanlar toplanmışlardı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 16) vb. ayrıca bk. nesne, dolaylı tümleç, edat tümleci, zarf tümleci. Hedef. Gık demek. Karşı çıkmak. Razı olmamak. Obje. Nesne. Bilgisayar, eğitim, fizik, gramer alanlarında kullanılır.
Chairperson : Kurul başkanı. Parti genel başkanı. Genel başkan. Başkan.
Talisman : Uğurluk. Uğur. Tılsım. Muska. Üzerinde taşıyana uğur ve iyilik getirdiğine inanılan ve bu özelliğinin daha önce denenmiş olduğu ileri sürülen nesne. İçinde bulunduğuna inanılan tansıksal gücü, kendisini taşıyan bireyin dileğine uygun bir oluşuma dönüştürdükten sonra, ilgiliye aktardığı benimsenen nesne.
Hoodoo : Uğursuzluk. Peri bacası. Uğursuz tip. Uğursuzluk getirmek. Büyü. Uğursuz. Voodoo. Uğursuz şey. Şanssızlık. Büyü yapmak.
Amulet : Hamail. Nazar boncuğu. Hamaylı. Nazarı uzaklaştırdığına ve etkisiz duruma soktuğuna inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, üzerlik otu, sarımsak, leylek pisliği, deniz hayvanları kabuğu, eski para, kurşun, dua yazılı kağıt, muska vb. Muska. İnsan, hayvan, bitki, nesne ve ürünlerinin uygun düşen bir yerine asıldıkları, bağlandıkları, dikildikleri ya da konuldukları zaman onları ölüm, salgın,yersarsıntısı.subaskını, yıldırım, yangın, savaş, büyü, gözdeğmesi gibi daha birçok dokuncalardan koruduğuna ve onlara bolluk, varsıllık, iyi bir gelecek, aşılmaz bir güç sağladığına inanılan doğal ya da yapay nesnelerden her biri. bk. insan muskası, hayvansal muska, bitkisel muska, taş muska, ışıldak muska. krş. tapıncak, atasoy, din, kutyasak. Nazarlık. Tılsım.
Fetich : Geçici olarak ruhsal varlıklara barınaklık yaptıklarında doğaüstü bir güce erişilerek bulundukları yerlerle taşıyanlara kendi güçlerini katan, ruhların ayrılmasıyla güçlerini yitiren doğal ya da yapay nesnelerden her biri. bk. cancılık, tapıncakçılık. krş. büyü, din, muska. Çekiç. Tapıncak. Putlaştırılmış nesne. Saçma tapınma nesnesi.
Vice chairman : Yönetim kurulu başkan yardımcısı. Sadır muavini. Genel başkan yardımcısı. Başkan yardımcısı. Başkan vekili.
Voodoo : Put. Vodu. Büyü dini. Zenci büyücü. Vudu büyüsü. Zenci büyüsü. Büyü. Büyülemek.
Juju : Totem. Davul ve hawaii tarzı gitarla tanımlanan müzik stili (1920'li yıllarda nijerya'da geliştirilen). Batı afrika'ya ait muska.
Charmap synonyms : good luck charm, kalon tripa, presiding officer, physical object, fetish, chair, chairwoman, president.
Charmap zıt anlamlı kelimeler, Charmap kelime anlamı
Unattractiveness : Zevksizlik. Çirkinlik. Gösterişsizlik. Çekici olmama durumu. Alımsızlık.
Repel : Geri çevirmek. Geçirmemek. Tiksindirmek. Reddetmek. (su veya hava vb) geçirmemek. Püskürtmek. Geri püskürtmek. İtelemek. Geri püskürtmek (düşmanı). İtmek.

Bu kısımda Charmap kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Charmap ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Charmap anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Charmap ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.