Fetich türkçesi Fetich nedir

  • Putlaştırılmış nesne.
  • Saçma tapınma nesnesi.
  • Tapıncak.
  • Geçici olarak ruhsal varlıklara barınaklık yaptıklarında doğaüstü bir güce erişilerek bulundukları yerlerle taşıyanlara kendi güçlerini katan, ruhların ayrılmasıyla güçlerini yitiren doğal ya da yapay nesnelerden her biri. bk. cancılık, tapıncakçılık. krş. büyü, din, muska.
  • Çekiç.

Fetich ingilizcede ne demek, Fetich nerede nasıl kullanılır?

Fetichism : Fetişizm. Körü körüne bağlılık. Saçma bağlılık. İçerisinde büyüsel bir güç olduğuna ya da belli bir cinin eğleştiğine inanılan taş, boynuz, pençe, post, deri, bez parçası vb. nesnelerden yarar umma; onlara korkuyla karışık dinsel ve büyüsel saygı duyma. Nesnelerle bireylerin kendilerine değgin olmayan ruhlarca ele geçirilmelerine ilişkin halk öğretisi ya da tapıncakla ilgili olarak yapılan dilekte bulunma, kurban kesme ve kutyasaklara kesinkes uyma gibi uygulamalardan oluşan bir saygınlık düzeni, bk. tapıncak. krş. din, büyü, cancılık. Tapıncakçılık. Takıntılı bağlılık (psikiyatri). Nesnelerin ilahlaştırılması.

Feticidal : Bebek aldırmaya ilişkin. Fetüsün alınması ila alakalı. Kürtajla alakalı.

Feticide : Cenin öldürme. Kürtaj. Fetüsün sonlandırılması. Fetisid.

Feticides : Fetüsün sonlandırılması. Cenin öldürme. Kürtaj. Fetisid.

 

Fetid : Pis kokan. Kötü kokan. İğrenç kokulu. Pis kokulu. Berbat kokan. Taaffün. Kokuşmuş. Kokmuş. Kötü kokulu.

Fetidity : Kötü koku. Hoşa gitmeyen bir kokusu olma. İğrenç bir kokusu olma.

Fetishise : Putlaştırmak. Fetişleştirmek. Bir objeye put veya fetiş gibi davranmak (ayrıca fetishize).

Feting : Çit. Yortu. Ağırlamak. Ziyafet. Ziyafet vermek. Eğlence. Şenlik. Piknik. Bayram. Kutlamak.

Fetidly : Kokuşmuş bir şekilde.

Fetidness : Pis kokulu olma. Kokuşma. Kokmuşluk. Kokuşmuşluk.

İngilizce Fetich Türkçe anlamı, Fetich eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fetich ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Juju : Totem. Davul ve hawaii tarzı gitarla tanımlanan müzik stili (1920'li yıllarda nijerya'da geliştirilen). Batı afrika'ya ait muska.

Tack hammer : Döşemeci çekici. Karfiçe çekici.

Image : Aynı. Şekil. Hayal. Benzetme. Benzer. Kopya. İmaj. İzlenim. Şekillendirmek.

Idol : Mabut. Saplantı. Put. Çok sevilen kimse şey. Çok sevilen (kimse veya şey). Sanem. Çok sevilen kimse. Tapılan kimse.

Voodoo : Vodu. Büyü dini. Zenci büyüsü. Büyülemek. Büyü. Vudu büyüsü. Put. Zenci büyücü.

Mallet : Ağaçtan yapılmış çekiç. Çekiç (tahta uçlu). Lastik başlı çekiç. Tahta çekiç. Varyoz. Tokmak. Tokaç. Filariz. Ağır çekiç.

Hammer : (fiyat) kırmak. Hızlı atmak. (fiyat) indirmek. Bir sap ve ucuna takılmış metal bir ağırlıkla yapılmış, güçlü vuruş sağlayan aygıt. Çekiçle vurmak. Çekiç kemiği. Tokmak, sap ile tutaktan oluşan, 7.257 kg. ağırlığında, 117. 5 cm. -121. 5 cm. (tutağın içinden ölçüldüğünde) uzunluğunda atma aracı. Çekiçle çakmak. Çakmak. Ağır yenilgiye uğratmak.

 

Malleus : Orta kulağın üç küçük kemiğinden çekiç biçimindeki ilk kemik. malleus. Çekiç kemiği. ruam. Sap, baş ve boyun kısımları bulunan, kavum timpanide kulak zarının iç yüzeyine yapışık ses dalgalarının iletilmesinden sorumlu orta kulak kemikçiği, malleus. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Malleus. Ortakulaktaki çekiç kemiği. Çekiç kemiği.

Fetishes : Put. Aşırı ilgi. Fetiş. Dikkat. Saplantı.

Charm : Cazip gelmek. Büyü. Alım. Muska. Cezbetmek. Büyülemek. Albeni. Memnun etmek. Çekicilik. Sihir.

Fetich synonyms : good luck charm, fetish, hoodoo, hammers, devotion.

Fetich ingilizce tanımı, definition of Fetich

Fetich kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A material object supposed among certain African tribes to represent in such a way, or to be so connected with, a supernatural being, that the possession of it gives to the possessor power to control that being.