Image türkçesi Image nedir

  • Irakgörürlerin göz merceğine ya da fotoğraf plağı üzerine düşen yıldız resmi.
  • Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş; görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. tv. almaç görüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü.
  • Tapıncak.
  • İmgeleştirmek.
  • Görüntü.
  • İmge.
  • Benzetme.
  • Aynı.
  • Heykel.
  • İmaj.
  • İzlenim.
  • Yansıtmak.
  • Hayal.
  • Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Put.
  • Gerçekle ilişkisi olmadığı halde insanın zihninde tasarlayıp canlandırdığı şey. ortada açık bir uyaran olmadan, eski bir duyusal-algısal yaşantının zihinde yeniden canlanan biçimi.
  • Şekillendirmek.
  • Simge.
  • Benzer.
  • Kopya.
  • Çıkarımcı yolda uzancalı yordamlarda bir kavram yaratmak üzere kullanılan görsel anlatım ya da tasarımsal görünü.
  • Şekil.
  • .
  • Bir nesnenin çeşitli noktalarından çıkan ışık ışınlarının, bir ışıksal dizgeden geçtikten sonra oluşturdukları biçim.
  • Resim.
  • Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim.
 

Image ile ilgili cümleler

English: I could not image how cruel he was at that time.
Turkish: Ben onun o zaman ne kadar acımasız olduğunu hayal edemiyordum.

English: I think the devil doesn't exist, but man has created him, he has created him in his own image and likeness.
Turkish: Şeytanın var olmadığını düşünüyorum, bence insanlık onu yarattı,kendi hayalinde ve tasvirinde

English: Everyone says that he is the very image of his father.
Turkish: Herkes onun babasına çok benzediğini söylüyor.

English: He is the very image of his father.
Turkish: O, tıpkı babasına benziyor.

English: An image is worth a thousand words.
Turkish: Bir resim, bin sözcük değerindedir.

Image ingilizcede ne demek, Image nerede nasıl kullanılır?

Image adapt : Görüntü bağdaştırma. Görüntü bağdaş.

Image admittance : Görüntü admitansı.

Image attenuation : Görüntü zayıflaması.

Image attenuation constant : Görüntü zayıflama sabiti.

Image building : İmaj geliştirme. İmaj inşası. İmaj yaratma.

Image compression : İmaj sıkıştırma. Görüntü sıkıştırma. İmge sıkıştırma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntü sıkıştırması. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Fotoğraf sıkıştırma. Sıkıştırma. Görüntü basması. Fotoğrafın kalitesine zarar vermeden bir fotoğrafın boyutunu küçültme.

Image coding : Görüntü kodlama. İmge kodlama.

Image converter tube : Görüntü çevirme tüpü.

 

Image dimensions : Görüntü boyutları.

Image converter : Görüntü çevirici tüp. Görüntü değiştirici.

İngilizce Image Türkçe anlamı, Image eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Image ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approximating : Yaklaşmak. Andıran. Andırmak. Benzemek. Andırma. Benzeme. Benzeyen.

Effigies : Tasvir. Temsili kukla. Büst. Suret.

Forms : Formlar. Şekil vermek. Form. Kurmak. Oluşturmak. Biçimlendirmek. Şekillenmek. Biçim almak. Şekil almak.

Form : Biçim. Biçim almak. Biçimlendirmek. Parmak ekzostozları. Bilgi belgesi. Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü. Yazılı biçim. Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni.

Impression : Etki. Olgusal durumlara ilişkin işlenmemiş ipuçları ya da henüz çözümlenerek bilgiye dönüştürülmemiş seziler. Taklit. Fikir. Kanı. Baskı. Tabetme. Nüsha. İz.

Copy : Kaynak verilerde hiçbir değişiklik yapmadan, verileri bir veri ortamından okuyup, değişik de olabilen bir fiziksel biçimde, başka bir ortama yazma. örn. bir deste delikli kartı mıknatıslı kuşağa aktarma. sonuç, aktarmanın yapıldığı koşullara bağlı olarak, özgün kaynaktan belli ölçülerde değişik görünümlere de dönüştürülebilir. veri kaynağına ve sonucun amacına göre türlü bağlamlarda "aktarma" sözcüğünün çizelgede gösterilen eşanlamlıları kullanılır: aktarma türleri: ..tablo. Örnek. Suret. Bilgisayar, bilişim, hukuk, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yapım modeli ya da resim olarak kullanmak için, güzel sanat yapıtlarını olduğu gibi alma. Kopyası çıkarılabilmek. Aktarma. Kopya etmek. Örnek almak. (sınavda) kopya çekmek.

Byword : Dile düşmüş kimse. Çok kullanılan bir deyim. Adı çıkmış yer veya kimse. Atasözü. Sembol. Darbımesel. Deyiş. Özdeyiş.

Allied : Akraba. Bağlaşık. Aralarında anlaşma olan. Birbirine bağlı. Aynı türden. Müttefik. Birlik olan. Birleşik.

For all the world as if : -mış gibi. Tıpkı.

The cross : Hazreti isa'nın çarmıha gerilmesi. Hristiyanlık. Hazreti isa'nın gerildiği çarmıh. Haç hristiyanlığın simgesi. Haç. Hz isa'nın çarmıhta ölümü.

Image synonyms : imagination image, memory image, thought image, mental image, mental picture, internal representation, mental representation, visual aspect, develops, in rem, displaying, simile, doublet, facsimile, ensign, contours, epitome, formalized, formalise, emblem, daydreams, air castle, externalize, fetich, comparison, device, clone, ditto, aura, echoes, analogic, eidolons, identically.

Image ingilizce tanımı, definition of Image

Image kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A visible presentation. The mirror imaged her figure. As, the still lake imaged the shore. An imitation, representation, or similitude of any person, thing, or act, sculptured, drawn, painted, or otherwise made perceptible to the sight. To represent or form an image of. A picture. An effigy. A semblance. A copy. A likeness.