Chiller türkçesi Chiller nedir

  • Heyecanlı veya gerilim dolu hikaye.
  • Soğutan şey.
  • Akvaryumun ısısını düşürmek için kullanılan soğutucu.
  • Ürkütücü hikaye.
  • Akvaryum kliması.
  • Soğutucu.
  • Heyecanlı hikaye.

Chiller ingilizcede ne demek, Chiller nerede nasıl kullanılır?

Air cooled water chiller : Hava soğutmalı kondenserli su soğutma grubu.

Chillers : Akvaryum kliması. Soğutucu. Heyecanlı veya gerilim dolu hikaye. Ürkütücü hikaye. Soğutan şey. Akvaryumun ısısını düşürmek için kullanılan soğutucu. Heyecanlı hikaye.

Campbell schiller approach : Campbell-schiller yaklaşımı.

Campbell schiller rational expectations : Campbell schiller akılcı beklentiler.

Schiller : Tunç parlaklığı.

Chilled mirror analyzer : Soğutuk aynalı çözümleç.

Chilled to the bone : Çok üşümüş. İliklerine kadar üşümüş.

Chilled cast iron : Yüzeyi soğutulmuş dökme demir. Çil dökme demir. Yüzeyi sertleşmiş kırdöküm. Soğutuk dökme demir.

Chilled cast : Soğutulmuş dökme demir.

Chilled to the marrow : İliğine kadar üşümüş. Soğuk iliklerine işlemiş. Soğuk iliğine geçmiş. İliklerine kadar üşümüş. Çok üşümüş.

İngilizce Chiller Türkçe anlamı, Chiller eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chiller ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Excitement : Uyarma. Coşku. Heyecan. Heyecan verici olay. Helecan. Uyarılma. Tahrik. Telaş. Galeyan.

Icebox : Buzdolabı (amerikan ingilizcesi). Buzhane. Buzluk. Soğutucu (amerikan ingilizcesi). Buzluk (ingiliz ingilizcesi). Buz kutusu. Buz makinesi. Buz dolabı. Buzdolabı.

Freezer : Dipfriz. Dondurucu cihaz. Dondurma makinesi. Buzdolabı. Buzluk. Buzdolabının içindeki buzluk. Dondurucu. Derin dondurucu.

Excitation : Bir organ ya da dokuda çalışma meydana getirilmesi. eksitasyon. Uyartıının meydana getirilmesi veya şiddetinin artırılması. hücrenin bir uyartıya hemen cevap vermesi. 3.bir ortama giren radyasyon enerjisi ortamı oluşturan atomlardan elektron koparacak kadar yüksek olmadığı durumda elektronların yörünge değiştirmesi. Bir elektronun, ışınımları soğurarak erkesini artırması sonucu kendi olanağan yörüngesinden daha yüksek erke düzeyindeki bir yörüngeye geçmesi. Heyecanlandırma. Uyarı. Bir atom ya da çekirdek sistemini, belirli bir enerji düzeyinden daha yüksek enerji düzeyine dönüştüren süreç. Uyarma. İkaz etme. Beyin kabuğundaki sinir merkezlerinin aşırı derecede uyarılması sonu meydana gelen sensomotorik duyarlılığın ileri derecede artışı. tahrik, tembih, uyartı, sensomotorik duyarlılığın artışı. Uyarılma.

Heat sink : Isı havuzu. Isı emen nesne. Elektronik bileşimlere bağlı olan ve aşırı ısınmayı önleyen metal obje. Isı giderici. Isı azaltıcı. Isı alıcı. Isı dağıtma tertibatı. Soğutucu bloğu.

Heat exchanger : Isı eşanjörü. Eşanjörü. Eşanjör. Isı değiştiricisi. Isıyı bir maddeden diğerine transfer eden cihaz. Isı değiştirici. Isı dönüştürücü. Kaynar su ya da buhar yardımıyla sıcak su elde etmekte kullanılan aygıt. Isı değiştirgeci.

 

Cryogens : Soğutucu madde. Kriyojen. Dondurucu kimyasal madde. Dondurucu. Soğutucu kimyasal madde.

Ice box : Buz kutusu. Bu dolabı. Dondurucu.

Cryogen : Dondurucu kimyasal madde. Kriyojen. Soğutucu kimyasal madde. Soğutucu madde. Dondurucu.

Chiller synonyms : chillers, coolers, thrillers, hair raiser, coolant, cooler, shockers, thriller, cooling, iceboxes, heatsink, shocker, frigorific.