Buzdolabı nedir, Buzdolabı ne demek

  • Yiyecek, içecek vb.ni soğuk olarak saklamaya yarayan, motorla çalışan dolap, soğutucu, frijider

"Buzdolabı" ile ilgili cümleler

  • "Turgut buzdolabından biraları çıkardı." - H. E. Adıvar

Bilimsel terim anlamı:

işleyim: Yiyecek, içecek ve benzeri soğuk tutmaya yarayan dolap.

İngilizce'de Buzdolabı ne demek? Buzdolabı ingilizcesi nedir?:

refrigerator

Buzdolabı hakkında bilgiler

Buzdolabı; buhar sıkıştırma yöntemiyle çalışan, gıdaların soğuk tutularak uzun zaman muhafaza edilmesini sağlayan soğutma makinesidir.

Soğutmanın amacı kapalı bir mahâlde, çevre sıcaklığının altında sıcaklıklar elde etmek ve bu düşük sıcaklığı sürekli olarak muhafaza etmektir. Ancak ısı sıcaktan soğuğa kendiliğinden akarken, tersine akış kendi kendine olmaz. İki sistem arasındaki dengeyi bozabilmek için enerji gereklidir. Günümüzde bu iş soğutucu makineler tarafından gerçekleştirilir. Soğutucu makineler çalışma prensiplerine ve çalıştıkları sıcaklık aralığına göre sınıflandırılırlar. Buzdolapları ise soğutucu makinelerin evlerde kullanılan tipidir.

Evde kullanılmak amacıyla 1913 yılında Chicago'da yapıldı.Domelre marka bu buzdolabı,elektrikle çalışıyordu.Ahşap gövdesinin üzerinde kompresör tipi bir soğutucu vardı.Ev tipi ilk buzdolabı,1913 yılında ABD'nin Chicago kentinde üretildi.Gövdesi ahşaptan yapılmış olan bu buzdolabının soğutucu aygıtı,dolabın tavanına konmuştu ve neredeyse yarısı kadardı.

 

Bir maddenin veya ortamın sıcaklığını onu çevreleyen hacim sıcaklığının altına indirmek ve orada muhafaza etmek üzere ısının alınması işlemine "Soğutma" denir. .... En basit ve eski soğutma şekli, soğuk yörelerde tabiatın meydana getirdiği buzları muhafaza edip bunları sıcak veya ısısı alınmak istenen yerlere koyarak soğumanın sağlanmasıdır.Kışın meydana gelen kar ve buzu muhafaza ederek sıcak mevsimlerde bunu soğutma için kullanma usulünün M.Ö. 1000 yıllarında uygulanmakta olduğu bilinmektedir. Bu uygulamanın, bugün bile yurdumuzun bazı yörelerinde geçerli bir soğutma şekli olduğu görülmektedir. Diğer yandan, eski mısırlılardan beri geceleri açık gökyüzünü görecek tarzda yerleştirilen suyun soğutulabileceği bilinmektedir. Bu soğutma şekli, gece karanlıktaki sıcaklığın mutlak sıfır (-273) derece seviyesinde olmasından ve ışıma (radyasyon) yolu ile ısının gökyüzüne iletilmesinden ortaya çıkmaktadır.

Buzdolabı ile ilgili Cümleler

  • Kırmızı bir buzdolabı hiç görmedim.
  • Buzdolabına koyduğum kekimi kim yedi?
  • Buzdolabımız bozuldu.
  • Buzdolabı kirli.
  • Onu buzdolabına koy.
  • Dondurma eriyecek bu yüzden onu buzdolabına koyun.
  • Ali silahını buzdolabının üstündeki kurabiye kavanozuna sakladı.
  • Ali buzdolabını açtı ve içine baktı.
  • Tom'un buzdolabında yiyecekten çok içki var.
  • Buzdolabı kapısı açıktı.
  • Buzdolabı açıktır.
  • Buzdolabı gıdanın bozulmasını engeller.
  • Buzdolabı açık.
  • Ona buzdolabını tamir ettiğimi söyle.
 

Buzdolabı anlamı, kısaca tanımı:

Çalış : Çalma işi.

Soğutucu : Buzdolabı. Soğutma özelliği olan, frigorifik. Bir makine veya yapıda, aşırı ısınmayı önlemek için yer alan düzen, soğutmaç.

Buzdolabı gibi : Çok soğuk bir etki uyandıran (kimse).

Buzdolabına kaldırmak : Bir konuda anlaşmaya varılamadığı için onu bir süre gündem dışında bırakmak.

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

İçecek : İçilen her şey, meşrubat.

Saklama : Saklamak işi.

Motor : Akaryakıtla işleyen deniz aracı. Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek. Motosiklet.

Dolap : Su dolabı. Dönme dolap. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor. İstanbul bedesteninde dükkân. Düzen. Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya.

Frijider : Buzdolabı.

Buhar : Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu.

Diğer dillerde Buzdolabı anlamı nedir?

İngilizce'de Buzdolabı ne demek? : n. refrigerator, fridge, frige, freezer, icebox, reefer

Fransızca'da Buzdolabı : frigidaire [le], frigo [le], réfrigérateur [le]

Almanca'da Buzdolabı : Eisschrank, Kühlschrank

Rusça'da Buzdolabı : n. холодильник (M)