Cryogen türkçesi Cryogen nedir

  • Soğutucu madde.
  • Dondurucu.
  • Soğutucu kimyasal madde.
  • Dondurucu kimyasal madde.
  • Kriyojen.
  • Soğutucu.

Cryogen ingilizcede ne demek, Cryogen nerede nasıl kullanılır?

Cryogenic : Kriyojene ait veya ilgili (düşük sıcaklıklar yaratan madde). Dondurucu. Çok soğuk. Çok soğuk ile ilgili. Kriyojenik. Donduran. Dondurgan.

Cryogenically : Kriyojenik bir şekilde. Soğutarak. Dondurarak.

Cryogenics : Soğubilim. Soğutma tekniği. Soğukbilim. Düşük sıcaklıklar üretimi ve madde yapısını üzerindeki etkileri araştıran bilim dalı (fizik). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çok düşük sıcaklıklardaki görüngülleri inceleyen deneysel bilim dalı. Kriyojeni. Soğubilimi. Genellikle -100°c altındaki sıcaklıklarda yapılan işlemlere ilişkin uygulama. Donubilim.

Cryogenies : Düşük sıcaklıkların maddeyi ne şekilde etkilediklerini araştıran bilim (fizik). Kriojeni.

Cryogens : Kriyojen. Soğutucu madde. Soğutucu. Dondurucu kimyasal madde. Soğutucu kimyasal madde. Dondurucu.

Cryology : Kar. Buz ve donmuş toprak bilimi. Kriyoloji.

Cryocoagulation : Gözdeki kanamalarda göz fundusuna proplarla soğuk uygulanması. Kriyokoagülasyon.

Cryo aerothrapy : Soğuk havayla yapılan tedavi. Kriyo-aeroterapi.

Cryo : Soğuk. Dondurucu.

Cryolite : Kriyolit. Soğuktaş. Mineral.

İngilizce Cryogen Türkçe anlamı, Cryogen eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Cryogen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Condensing : Kondenserli. Yoğunlaştırıcı. Katılaşan. Bir yem maddesinin rutubetini uzaklaştırmak suretiyle daha yoğun bir duruma dönüştürme işlemi. Yoğunlaşmak. Donan. Sıvı hale dönüşmek (gaz). Koyulaşmak.

Cooling medium : Soğutucu akışkan. Soğuma ortamı. Soğutma ortamı.

Heatsink : Isı yutucu.

Deep freezer : Derin dondurucu.

Frosty : Kır. İçten olmayan. Soğuk. Donmuş. Soğuk (tavır veya cevap vb). Kırağılı. Ağarmış. Kırağı kaplı. Mesafeli.

Refrigerant : Soğutkan. Genleşme ya da buharlaşma arasında ısı emerek çevresinde soğukluk yaratan madde. Bir soğutucudaki ısı çevrimi işleminde kullanılan ve genellikle alçak, sıcaklıklarda hızla uçunlaşan (sıvı). Serinletici. Soğutucu (madde). Soğutma sıvısı. Refriieran. Soğutma gazı.

Heat sink : Elektronik bileşimlere bağlı olan ve aşırı ısınmayı önleyen metal obje. Isı emen nesne. Soğutucu bloğu. Isı havuzu. Isı emen. Isı dağıtma tertibatı. Isı giderici. Isı azaltıcı.

Liquid air : Sıvılaştırılmış hava. Soğutucu olarak kullanılan sıvı hava. Sıvı hava.

Frostiest : Donuk. Buzlu. Kır. Ayaz. Buz tutmuş. Soğuk (tavır veya cevap vb). Kırağı kaplı. Ağarmış. Mesafeli.

Ice box : Bu dolabı. Buz kutusu.

Cryogen synonyms : freezing, iceboxes, cryo, cooler, coolers, freezers, cooling agent, frigorific, chilling, chiller, coolant, chillers, cryogenic, heat exchanger, icebox, cooling, cryogens, as cold as ice, freezer, frostier, liquid nitrogen.