Frosty türkçesi Frosty nedir
- Donuk.
- Kırağı kaplı.
- Kır.
- Ağarmış.
- Ayaz.
- Kırağılı.
- İçten olmayan.
- Donmuş.
- Buzlu.
- Mesafeli.
- Soğuk.
- Buz tutmuş.
- Soğuk (tavır veya cevap vb).
- Dondurucu.
Frosty ile ilgili cümleler
English: Young plants should be protected in frosty weather.
Turkish: Genç bitkiler kırağılı havadan korunmalıdır.
English: It’s frosty outside.
Turkish: Dışarısı ayaz.
English: The atmosphere in the room was decidedly frosty.
Turkish: Odadaki atmosfer kesinlikle soğuktu.
English: My questions were met with a frosty silence.
Turkish: Sorularım soğuk bir sessizlikle karşılandı.
Frosty ingilizcede ne demek, Frosty nerede nasıl kullanılır?
Frost cleft : Don çatlağı.
Frost crack : Don çatlağı.
Frost damage : Donma hasarı. Don hasarı.
Frost fog : Buzlu sis.
Frost heave : Don şişmesi. Donma kabarması. Don kabarması. Donma şişmesi.
Frost line : Don sınırı. Don seviyesi. Yeraltı don seviyesi. Donun nüfuz limiti. Don hattı.
Father frost : Santa claus. Noel baba. Noel ile ilişkilendirilen hayali karakter.
Hard frost : Katı buzlanma.
Jack frost : Ayaz. Ayaz paşa. Şiddetli ayaz.
Scrotal frost bite : Skrotumda soğuk ısırığı. Aşırı soğukla karşı karşıya kalan özellikle yaşlı boğalarda skrotumun alt kesimlerinin ve derinin nekrozuyla belirgin patolojik değişim. skrotumun şişkinliğine, tunikaların birbirine yapışmasına ve semen kalitesinde azalmaya neden olur.
İngilizce Frosty Türkçe anlamı, Frosty eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Frosty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Deadest : Keskin. Bozuk. Unutulmuş. Çıkmaz. Kullanılmayan. Acımasız. Dermansız. Ölü. Çok. Cansız.
Aloof : Uzakta. Ayrı. Uzak. Soğukça. Kendi halinde. İlgisiz. Uzak duran.
Frostbitten : Soğuktan yanmış (uzuv). Ayazlanmış. Don nedeniyle mahvolmuş. Soğuktan çürümüş. Kırağı çalmış. Soğuk vurmuş. Soğuktan donmuş.
Cold : Kaçınılmaz. Duygusuz. Soğukkanlı. Soğuk hava. Frijit. Bürudet. Soğukalgınlığı. Soğuk algınlığı. İngin.
Grayer : Kırlaştırmak. Külrengi. Kapalı. Ağarmak. Aklar düşmek. Ağartmak. Gri. Kırlaşmak. Boz.
Blurred : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntünün odak noktasına düşmemesinden doğan durum. Bulandırılmış (görüntü vb). Flu. Bulanık.
Bleared : Kamaştırmak. Uykulu. Göz vb sulandırmak. Karartmak. Çapaklı. Yaşartmak (göz). Sulandırmak (göz).
Angular : Zayıf. Çöp gibi (argo terim). Açılı. Çöp gibi. Zarafetten yoksun. Bir deri bir kemik. Köşeli. Kemikli. Sivri.
Backland : Arka arazi. Bir ülkenin uzak köşeleri. Arkada bulunan kara. Arka kara. Geri arazi. Taşra. Arka bölge. Bir ülkenin ücra ve oturulmayan bölümleri. Arka ülke.
Chilled : Soğutulmuş. Soğutuk. Dondurulmuş. Soğut.
Frosty synonyms : frigorific, remotest, icier, diaphanous, icy, frosted, apathetical, closed, brumal, cooler, frost, uncordial, crisp, iciest, antipathetic, fells, remoter, colorless, nippy, hoary, bents, colourless, fell, set, frosteds, nipping, uncompanionable, offish, backblocks, acold, hard set, whitish, bleaker.
Frosty zıt anlamlı kelimeler, Frosty kelime anlamı
Hot : Çalıntı. Şehvetli. Rahatsız edici. Taze. Sert. Kızgın. Isınmak. Seksi. İletken. Şiddetli.
Frosty ingilizce tanımı, definition of Frosty
Frosty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Cold. Attended with, or producing, frost. Having power to congeal water. As, a frosty night. Freezing.

Bu kısımda Frosty kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Frosty ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Frosty anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Frosty ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.