Chromatophilous türkçesi Chromatophilous nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bitkiye benzer flagellatlarda renk maddesi. kromofil madde.
  • Kromatofil.

Chromatophilous ingilizcede ne demek, Chromatophilous nerede nasıl kullanılır?

Chromatophil : Kromatofil. (biyoloji) boya emici (bir madde, hücre veya doku hakkında). Bitkiye benzer flagellatlarda renk maddesi. kromofil madde.

Chromatophile : Kolaylıkla abzorbe eden madde (hücre, doku, vb.) (biyoloji terimi).

Chromatophilia : Boya emilimi (biyoloji terimi).

Substantia chromatophilica : Sinir hücrelerinde ergasitoplazmayı oluşturan değişik biçim ve irilikteki parçacıklar topluluğu, kromofil sübstans, nissl granülleri. sinir hücresinin sitoplazmasında bazik boyalarla boyanan iri granüllerdir, sinir sistemi proteinlerinin sentezlendiği alanlardır. Kromofil sübstans. Nissl cisimcikleri. Nisslcisimcikleri.

Achromatophil : Akromatofil.

Erythrocytus polychromatophilicus : Polikromatofil alyuvar. Retikülosit.

Erythroblastus polychromatophilicus : Polikromatofil eritroblast. Alyuvar yapımında bazofil eritroblastlardan farklılaşan, sitoplazmalarında hemoglobin belirdiğinden kan boyalarıyla kırmızıya ve ribozomlar ise maviye boyanan hücreler.

Orthochromatophile erythroblast : Ortokromatofil eritroblast. Eritroblast.

İngilizce Chromatophilous Türkçe anlamı, Chromatophilous eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Chromatophilous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Chromatophilous synonyms : chromatophyll, acacia, aardvark, chromatophil, abramis zone, abambulacral area, a cell, aardvarks, a cells.