Cigarette türkçesi Cigarette nedir

Cigarette ile ilgili cümleler

English: Ali let the ashes from his cigarette fall on my expensive carpet.
Turkish: Ali sigarasındaki külleri pahalı halımın üstüne düşürdü.

English: Ali can't stand the smell of cigarette smoke.
Turkish: Ali sigara dumanının kokusuna dayanamaz.

English: Could I bum a cigarette and a light?
Turkish: Bir sigara bir de çakmak otlanabilir miyim?

English: Ali never managed to get rid of his cigarette addiction.
Turkish: Ali sigara bağımlılığından kurtulamadı.

English: Have you ever lighted a cigarette with a blowtorch?
Turkish: Sen hiç bir pürmüzle sigara yaktın mı?

Cigarette ingilizcede ne demek, Cigarette nerede nasıl kullanılır?

Cigarette advertising : Sigara reklamı.

Cigarette beetle : Tütünden başka, kiler ve mutfaklarda saklı birçok yiyecek maddelerine düşkünlüğü dolayısıyle de hor görülen, küçük, kınkanatlı böcek; tatlıkurt. Sigara böceği. Tatlı kurt.

Cigarette butt : İzmarit.

Cigarette case : Sigara kutusu. Sigara tabakası. Tabaka. Sigaralık.

Cigarette end : İzmarit.

Cigarette machine : Sigara makinesi.

Stub a cigarette out : Sigarayı bir şeye bastırarak söndürmek.

Filtered cigarette : Filtreli sigara.

Cigarette pack : Yirmi sigaralık paket.

 

Cigarette stub : Sigara izmariti.

İngilizce Cigarette Türkçe anlamı, Cigarette eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cigarette ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gasper : Nefesini tutan. Ucuz sigara. Soluk soluğa kalan.

Browns : Karamak. Kızarmak. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Joes : Birinin sevgilisi (iskoç dilinde kullanılan). Bazı japon dövüş sanatlarına uzun süre kullanılan 4 fit (1.2 metre) olan ahşap sopa. Kolorado eyaletinde şehir. Kız arkadaşı veya erkek arkadaşı.

Fuel oil : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Fuel oil. Akaryakıt. Fuel-oil. Yakıt. Yakıtyağ. Taşyağın (petrolün) damıtılmasında çıkan, kaynama ve parlama noktaları yüksek hidrokarbonlar kesimi. Fuloyıl. Ham petrolün damıtılması sonunda elde edilen ve yakıt olarak kullanılan bir ürün.

Cancer stick : (argo) sigara.

Marijuana cigarette : Esrar. Esrarlı sigara.

Reefer : Camadan düğümü. Camadancı. Soğuk hava gemisi. Kısa kruvaze ceket. Deniz asteğmeni. Kruvaze kalın ceket. Buzdolabı (amerikan ingilizcesi). Esrarlı sigara. Buzdolabı. Soğuk hava vagonu.

Oil fuel : Kalorifer yakıtı. Akaryakıt. Yağyakıt.

Diesel fuel : Motorin. Dizel yakıtı. Dizel yakıt. Dizel motorlarda yakıt olarak kullanılan kalın ve yağlı yanıcı petrol.

Cigarette synonyms : cubeb cigarette, spliff, roll of tobacco, fugs, fug, cigarets, cubeb, joint, booze, butt, diesel, filter tipped cigarette, cigaret, gas oil, germs, gaspers, boozes, fag, smoke, cigarette butt, ciggy, heavy fuel, cig, stick, diesel oil, diesels, cigarettes, coffin nail.

Cigarette ingilizce tanımı, definition of Cigarette

Cigarette kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A little fine tobacco rolled in paper for smoking. A little cigar.