Cigarette case türkçesi Cigarette case nedir

  • Tabaka.
  • Sigara kutusu.
  • Sigaralık.
  • Sigara tabakası.

Cigarette case ingilizcede ne demek, Cigarette case nerede nasıl kullanılır?

Cigarette : Çilim. Mazot. Cıgara. Sigara.

Case : Olay. Durum. Delil. Kanıt. Görüş. Vaka. Alıcıların korunmasını ve taşınmasını sağlayan çeşitli biçim ve boydaki kutular. Çanta. Sokmak. Hasta.

Cigarette advertising : Sigara reklamı.

Cigarette beetle : Tatlı kurt. Tütünden başka, kiler ve mutfaklarda saklı birçok yiyecek maddelerine düşkünlüğü dolayısıyle de hor görülen, küçük, kınkanatlı böcek; tatlıkurt. Sigara böceği.

Cigarette butt : İzmarit.

Cigarette end : İzmarit.

İngilizce Cigarette case Türkçe anlamı, Cigarette case eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cigarette case ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collection : İane. Derlem. Biriktirme. Para toplama. Cibayet. Toplanan para. Bilişim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tahsilat. Posta kutusunu boşaltma. Bir bilgi erişim dizgesinde, derlenmiş ve kullanıcının araştırmasına sunulmuş belge tutanaklarının tümü. derlem kitaplar, bilimsel ve teknik bildiriler, tezler, teknik notlar gibi türlü yayınlanmış belgeler ya da sözleşmeler, antlaşmalar, yönetmelikler, tüzükler, yasalar, mahkeme kararları, üst mahkemelerin görüş birleştirme kararları vb. belgeleri ya da bunlardan belli bir ana konuyla ilgili olanları kapsayabilir.

 

Horizon : Coğrafya, uzay, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Deniz kıyısında ya da geniş bir düzlükte, gökle yerin birleşmiş gibi görüldüğü ve bulunulan yere uzaklığı yükseldikçe artan çember yayı biçiminde çizgi. Görüş. Ufuk. Gözerimi. Uzamda, insan gözünün erişebileceği geniş alanın sınırı. Anlayış. Horizon. Kat.

Lamina : İnce yaprak. İnce tabaka. Zar. İnce levha. Safiha. Varak. Yaprak. Pul. Lamina.

Beds : Katman. Mezar. Zemin. Nehir yatağı. Temel. Yatacak yer. Yatak. Tarh. Çiçeklik.

Covering : Kabuk. Örtü. Koruma. Sığınak. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Kat. Kaplama. Örtme.

Coat : Kürk. Giydirmek. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Kaplamak. Sürmek (boya veya sıva). Post. Yumurta kabuğu. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı.

Coating : Kaplama. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Kat çekme. Sıva. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Astar. Paltoluk kumaş. Örtme. Elbiselik kumaş.

Estate : Durağan mal, kalıt, bırakıt gibi para ile ölçülebilen hak ve borçların tümü. Mal mülk. Ölen kimseden kalan mal varlığı. Mülk. Arsa. Aşama. Varlık. Sınıf.

Coatings : Kat. Paltoluk kumaş. Sıva.

Laminae : Pul. Levha. İnce yaprak. Yaprak. Zar.

Cigarette case synonyms : coverings, bed, crust, cigar box, laminas, category.