Lamina nedir, Lamina ne demek
Lamina; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Yaprak, levha, tabaka.
Teknik terim anlamı:
Zar biçiminde ince düz tabaka, ince levha.
Lamina kısaca anlamı, tanımı
Lami : Tanesiz taze fasulye. Parıldayan, parlak, parıltılı
Lamina alba : Beyinciğin orta kısmındaki corpus medullareden gri madde içine doğru giden beyaz madde uzantıları.
Lamina arkus vertebra : Arcus vertebraenın yassılmış arka kısmı.
Lamina bazalis : Gözde retinanın pigment tabakasına yapışık tabaka.
Lamina bazilaris : Kulakta ductus cochlearisin tabanı.
Lamina eksterna : Kalbur kemiğinin çatı, taban ve iki yan duvarını oluşturan kısım.
Lamina episkleralis : Gözde skleranın dış yüzüyle Tenon kapsülü arasında bulunan gevşek bağ doku.
Lamina femoralis : Atgillerde m. obliquus abdominis externusun leğen kirişi üzerinden ayrılan ve fascia femoris medialise birleşen kiriş yaprağı.
Lamina fibroretikularis : Retiküler lamina.
Lamina horizontalis : Damak kemiğinin ağız boşluğu tavanının gerisinde yatay olarak seyreden kesimi.
Lamina interna : Kemiksel kafatası çatısının iç yaprağı.
Lamina kartilaginis alaris : Burnun iç kanadının dış bükeyliğini sağlayan kısım.
Lamina kartilaginis krikoidea : Gırtlakta cartilago cricoideanın üstte kalan kısmı.
Lamina kartilaginis tiroidea : Gırtlakta cartilago thyroideanın üstte kalan kısmı.
Lamina koroidokapillaris : Gözde choroideada bulunan bir tabaka.
Lamina kribroza : Kalbur kemiğinin arka duvarında delikli bölme.
Lamina limitans : Sınırlayıcı tabaka.
Lamina limitans anteriyor : Gözde corneanın hayvanlarda belirgin olmayan katmanı.
Lamina limitans posteriyör : Gözde corneanın kalın katmanı.
Lamina membranasea : Pars cartilaginae tubae auditivae'nin zarsal duvar kısmı.
Lamina modioli : Lamina spiralis osseanın üst ucu.
Lamina nuhe : [Bakınız: lamina nuke].
Lamina nuke : Atgillerle geviş getirenlerde lig. nuchaenin funiculus nuchae'siyle boyun omurları arasında uzanan yaprak biçimindeki kısmı.
Lamina omazi : Kırkbayırın üst ve yanlarından çıkarak organın alt duvarına doğru uzanan, mukoza dürümünden ibaret oluşumlar.
Lamina orbitalis : Kalbur kemiğinin lamina externasının, göz çukuruna komşu olan ve onun yan duvarlarını oluşturan kısmı.
Lamina pariyetalis : 1. Kalbi saran zarın iç seröz yaprağı. Er bezi seröz kesesinin dış yaprağı.
Lamina perforata nazalis : Beyinde trigonum olfactoriumun arka sınırlarını oluşturan ve üzerinde çok sayıda damar deliği bulunan oluşum.
Lamina perpendikularis : Damak kemiğinin choanayı yanlardan sınırlandıran yaprağı.
Lamina pretrakealis : Boynun alt bölgesini sınırlayan oluşum.
Lamina prevertebralis : Kamamsı kemiğin altından çıkıp boynun alt bölgesini sınırlayarak birinci kaburgaya ve manubrium sterniye yapışan derindeki yaprakçık.
Lamina profunda : Fascia temporalis'in, arcus zygomaticusun iç kenarına yapışan derin yaprağı.
Lamina propria : [Bakınız: bağ dokusu]. [Bakınız: öz kat].
Lamina septi telensefali : Koku yollarına ait ikincil merkezleri içeren yapraklardan her biri.
Lamina spiralis ossea : Canalis spiralis cochlea boşluğunu tam olmayan iki bölüme ayıran kemik uzantısı.
Lamina spiralis sekundariya : Canalis spinalis cochleae'nin dış duvarlarından çıkan ve lamina spiralis osseanın karşısında bulunan kemik tabaka.
Lamina suprakoroidea : Gözde choroideayı, scleraya bağlayan katman.
Lamina tekti : Beyinde tectum mesencephaliyı oluşturan dört adet yumru.
Lamina terminalis : Üçüncü beyin karıncığına önden yaslanan ince katman.
Lamina tragi : Meatus acusticus externusun porusunun önünde yer alan kısmı.
Lamina vaskuloza : Gözde choroideanın; atardamar, toplardamar ve pigmentli bağ dokudan yapılmış olan tabakası.
Lamina visseralis : Seröz zarların organları saran katmanı.
Laminant : Yapay reçine çözeltisi emdirilmiş kâğıtların üst üste konularak sıcak preslerde basınç altında sıkıştırılması ile elde edilen kaplama ve döşeme malzemesi.
Laminar akım : Katmanlı akım.
Laminar kortikal nekroz : Beyin kabuğunun yüzeysel tabakalarının yangısı. Geviş getirenlerin polioensefalomalasisi.
Laminarin : Esmer deniz alglerinde %0,5-33 düzeyinde bulunabilen ve kara bitkilerindeki nişastanın yerini alan, başlıca 20-B-D glikoprinoz ünitelerinden oluşan, bir karbonhidrat.
Laminated : İki ince ağaç tabasının, aralarına talaş konularak sıkıştırılmasıyla elde edilen, daha çok akustik ve klasik gitar gövdelerinde kullanılan kaplama malzemesi.
Limbus lamina spiralis ossea : Lamia spiralis osseanın serbest kenarında periostun üst kısma doğru kalınlaşması.
Retiküler lamina : Bazal zarın bağ dokusuna yakın olan ve elektron mikroskobunda retikulum ipliklerinin gözlendiği katman, lamina fibroretikularis.
Suprakoroidal lamina : Damar tabakanın koroit kısmını gözün dış kısmında yer alan sklera tabakası ile bağlayan melânositlerce zengin gevşek bağ dokusu tabakası.
Telsi lamina : Çekirdek çift zarından nükleoplâzmaya bakan zar yüzeyinde dikey kesitlerde üçgen şeklinde, teğet kesitlerde bal peteği görünümünde yoğunlaşmış yapı.
Laminarya : Bütün denizlerde yetişen, sarı veya esmer renkte, emici köklerle kayalara tutunan, uzun şeritler durumunda bir deniz yosunu (Laminaria).
Diğer dillerde Lamina anlamı nedir?
İngilizce'de Lamina ne demek ? : lamina

Bu kısımda Lamina nedir? Lamina ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Lamina tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Lamina hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.