Lamina horizontalis nedir, Lamina horizontalis ne demek

Lamina horizontalis; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Damak kemiğinin ağız boşluğu tavanının gerisinde yatay olarak seyreden kesimi.

Lamina horizontalis anlamı, tanımı

Hori : Huri

Horizon : Ufki.

Horizontal : Yatay.

Horizontalis : Yatay, ufki.

Lami : Tanesiz taze fasulye. Parıldayan, parlak, parıltılı.

Lamina : Zar biçiminde ince düz tabaka, ince levha. Yaprak, levha, tabaka.

Damak kemiği : Omurgalı hayvanların kafatasında, ağzın tavanını oluşturan bir çift kemik. Palatin kemik. Üst çene kemiğiyle kamamsı kemiğin ön kısmı arasında yer alan ve sert damağın oluşumuna katılan kemik, os palatinum. (karşılık: palatin kemik),Üst-çene kemikleri arasında geriye doğru yerleşmiş bir çift kemik.

Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.

Kesim : Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

Tavan : Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı. Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat. Çatı kiremidi.

 

Damak : Ağız boşluğunun tavanı.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Seyr : Seyir, seyretme// seyr etmek: temaşa etmek.

Yata : Yatağı.

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.

Dama : Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun.

Tava : Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü. Maden eritilen saplı pota. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm. Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık. Bu kapta pişmiş yemek. Kireç karıştırılan tekne.

Ağız : Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

Geri : Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

 

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Diğer dillerde Lamina fibroretikularis anlamı nedir?

İngilizce'de Lamina fibroretikularis ne demek ? : lamina reticularis