Citable türkçesi Citable nedir

  • Alıntı yapılabilir.
  • Atıf yapılabilir.
  • Alıntılanabilir.

Citable ingilizcede ne demek, Citable nerede nasıl kullanılır?

Excitable : Telaşlı. Uyarılabilme yeteneği olan. Kolay telaşa kapılır. Kolay heyecanlanır. Heyecanlı. Eksitabl. Uyarılabilir. Kabili tenbih. Kolay heyecanlanan.

Excitableness : Kolay heyecana kapılma. Heyecanlılık.

Hyperexcitable : Hipereksitabl. Aşırı telaşlı.

Inexcitable : Telaşlanmayan.

Non excitable : Duygusal olmayan. Kolayca harekete geçirilemeyen. Heyecanlı olmayan.

Unexcitable : Kolay heyecanlandırılamaz. Telaşa kapılmaz.

Excitability : Kolayca uyarılırlık. Kolayca uyarılma niteliği. Aşırı heyecan. Uyarılganlık. Eksitabilite. Kolay heyecana kapılma. Heyecanlanma. Uyarılabilme yeteneği. Telaşlı olma. Uyarılabilirlik.

Zalcitabin : Hıv virüsünün replikasyonunu baskılayan, bir sitozin nükleosit benzeri ilaç. Zalsitabin.

Citadels : İç kale. Kale. Sığınak. Hisar.

Excitabilities : Kolayca uyarılma niteliği. Kolay heyecana kapılma. Eksitabilite. Heyecanlanma. Uyarılganlık. Uyarılabilirlik. Kolayca uyarılırlık. Aşırı heyecan. Telaşlı olma. Telaşlanma.

İngilizce Citable Türkçe anlamı, Citable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Citable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Platen : Merdane (baskı). Daktiloda harflerin vurduğu silindir. Baskı levhası. (baskı makinesi) merdane. Kağıt silindiri. Merdane. Tutma levhası. Daktilo silindiri. Tambur kağıdın desteği. Silindir.

Cocktail table : Kokteyl masası.

Operating table : Operasyon masası. Ameliyat masası. İşletim masası.

Work table : İş tablası. Üzerinde iş yapmak için kullanılan masa. Çalışma masası.

Column : Dikeç. Kuyruk. Köşe yazısı. Köşe. Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru. Destek. Sütun. Makale. Basamak.

Console : Avutmak. Klavye. İşletmen uçbirimi. Raf. Konsol. Kumanda paneli. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir bilgisayar dizgesinin güdümünü ve denetimini sağlarken işletmen' in, bakım onarımını sağlarken bakım uzmanının kullandığı, türlü göstergeler, anahtarlar, yazı makinesi ya da işletim göstericisinin bulunduğu masa ya da konsol. Avundurmak. Dirsek.

Stand : Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek. Ayakta dikilmek. Gitar sehpası. Üstlenmek. (teklif) geçerli olmak. Dayanmak. İhtiyaç duymak. Direnmek. Ayağa kalkmak. Büret ve diğer cam malzemelerin tutturulması için metalden yapılmış, ayak ve çubuk kısmından ibaret laboratuvar malzemesi.

Vanity : Değersizlik. Azamet. Beyhudelik. Makyaj masası. Kurum. Aşırı gurur. Kibir. Boşunalık. İşe yaramazlık. Caka.

 

Leg : Ayak (mobilya veya pergel). Ara. Koşmak. But. Yan kulisleri maskelemekte kullanılan çerçeve. Basamak. Üçgenin taban olmayan kenarı. Bacak. Yan perde. Hızlı yürümek.

Tea table : Çay sehpası. Sehpa. Çay masası.

Citable synonyms : piece of furniture, gueridon, array, article of furniture, council table, parsons table, pier table, actuarial table, lord's table, statistical table, table tennis table, pingpong table, snooker table, tabular array, ping pong table, pedestal table, row, calendar, breakfast table, citeable, tableware, desk, coffee table, communion table, dressing table, dresser, table of contents, billiard table, tabletop, trestle table, conference table, correlation table, drop leaf table.

Citable zıt anlamlı kelimeler, Citable kelime anlamı

Incapableness : Yeteneksizlik. Acizlik. Elverişsizlik. Ehliyetsizlik. Yetersizlik. Elinden gelmezlik. Kabiliyetsizlik. Acziyet.

Incompetent : İstidatsız. Na-ehil. Eksik. Yetersiz. Gereken yetenekte olmayan. Beceriksiz (kimse). Kabiliyetsiz. Yetkisiz. Beceriksiz. Ehliyetsiz.

Incapable : Gücü yetmeyen. Yetersiz. Aciz. Elinden gelmez. Beceriksiz. Ehliyetsiz. Kudretsiz. İktidarsız. Liyakatsiz.

Citable antonyms : incapability, unsusceptible.

Citable ingilizce tanımı, definition of Citable

Citable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capable of being cited.