City hall türkçesi City hall nedir

City hall ile ilgili cümleler

English: If you turn right, City Hall will be right in front of you.
Turkish: Belediye binası, sağa dönünce hemen karşınızda.

English: The city hall is just around the corner.
Turkish: Belediye binası hemen şurada.

English: The city hall is in the center of the city.
Turkish: Belediye Sarayı şehrin merkezinde.

English: I passed the city hall on my way to the station.
Turkish: İstasyona giderken belediye binasını geçtim.

English: The baker in front of City Hall increased his prices.
Turkish: Belediye Binası önünde fırıncı fiyatlarını artırdı.

City hall ingilizcede ne demek, City hall nerede nasıl kullanılır?

City : İngiltere'de. Belde. Şehir halkı. Megapol. I - il, kent, kasaba ve köy gibi yerleşim birimlerinde yaşayanların ortak yerel gereksinmelerini karşılamakla görevli; kamusal tüzel kişiliği bulunan ve vargı örgenlerini halkın seçmiş olduğu bir yerel yönetim birimi. bir kentin yönetilmesi işi. Bulunduğu il. Şehir. Kent yönetimi. Katedrali olan büyük yerleşim yeri.

Hall : Yurt. Büyük salon. Hol. Antre. Konak. Koridor. Toplantı salonu. Üniversite binası. Yemekhane. Salon.

Which bus goes to city hall : Hangi otobüs belediye merkezine gidiyor.

 

City article : Maliye ve ticaretle ilgili makale.

City beautiful movement : Güzel kent akımı. 1 yüzyıl sonu ve 2 yüzyıl başlarında ortaya çıkan ve kentsel çevreyi oluşturan önemli öğeler olarak, kent özeklerinin, anıtların ve deniz, akarsu ve göl kıyılarının korunmasına, düzenlenmesine önem veren kentçilik akımı.

City block : Kesişen sokaklarla ayrılan blok. Çevresi yollarla çevrili, yerbölümlere ayrılmış kent toprağı ile bu topraklar üzerine oturtulmuş yapılardan oluşan küçük bir kent dilimi yapı adası. Ada. Caddelerle çevrilmiş dikdörtgen boşluk (genellikle bir banliyo bloğundan daha büyük ebatta). Yapı adası.

İngilizce City hall Türkçe anlamı, City hall eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak City hall ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The guildhall : Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Londra belediye dairesi.

Guildhall : Esnaf birliği binası. Vermont eyaletinde yerleşim yeri.

Municipalities : Belediyeler.

Town house : Sıraev. Kasaba evi. Sıraevlere ait ev. Şehir evi. Konak.

Town hall : İlçe belediye binası. Kentkonağı. Kent başkanının ve öteki kent yönetimi görevlilerinin çalıştıkları, genellikle kent özeğinde yer alan yapı.

Municipality : I - il, kent, kasaba ve köy gibi yerleşim birimlerinde yaşayanların ortak yerel gereksinmelerini karşılamakla görevli; kamusal tüzel kişiliği bulunan ve vargı örgenlerini halkın seçmiş olduğu bir yerel yönetim birimi. bir kentin yönetilmesi işi. Kent yönetimi. Kendi yerel yönetim teşkilatı olan şehir veya bölge.

Municipal : Şehre ait. Belediyeye ait. Beledi. Belediye veya kent ile ilgili. Münisipal. Ülke iç yönetimine ait. Kentsel.

 

Municipal corporation : Belediyeler. Yerel yönetim. Belediye ve benzeri kurumlar tarafından tesis edilen şirket. Yersel yönetim ortaklığı. Belediyeler ve yersel yönetimlerce kurulan ortaklık. Belediye şirketi. Belediye tarafından kurulan şirket.

City hall synonyms : townhall.