Belediye nedir, Belediye ne demek

Belediye; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Belediye" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Daha belediyeyi dönmüş dönmemiştim ki beynimden vurulmuşa döndüm." - T. Dursun K

Belediye hakkında bilgiler

Belediye, bir şehir veya ilçenin temizlik, aydınlatma, su ve elektrik gibi ortak ihtiyaçlarını ve hizmetlerini gören örgüt.

Nüfusu belli bir sayının üstünde olan yerlerde kurulan yerel yönetimlerdir. Beldenin sorunlarını çözmek ve bazı hizmetleri karşılamak amacıyla, belde halkının oylarıyla seçilen yöneticilerin görev yaptığı, tüzel kişiliği olan örgütlerdir. İlk olarak Ortaçağ'da Avrupa'da ortaya çıkmıştır. Derebeyin baskılarına karşı haklarını ve çıkarlarını korumak isteyen kent halkı (esnaf, zanaatkar ve tüccarlar) kurduğu Lonca örgütleri aracılığıyla kendilerinin ve kentlerinin özgürlüklerini senyörlerden satın aldılar. Ortaya çıkan özgür kentlerin yönetim sorununu çözebilmek için, belediyeler oluşturuldu.

Belediye ile ilgili Cümleler

 
  • Belediye başkanı büyük bir kitleye hitap etti.
  • O, Boston belediye başkanı seçildi.
  • Yeni seçilen belediye başkanı eskiden profesyonel güreşçiydi.
  • Tom'un büyük dedesi Boston belediye başkanıydı.
  • Belediye başkanı geçit töreninin başında yürüdü.
  • Belediye başkanı halka hitap etti.
  • Belediye başkanı için koştum.
  • Buradan Belediye binasına yürümek aşağı yukarı ne kadar zaman alır?
  • John F. Fitzgerald 1906 yılında Boston belediye başkanı seçildi.
  • Belediye başkanı bir rüşvet aldığını inkar etti.
  • Ali Jackson, 2013'te yeniden belediye başkanı seçildi.
  • Belediye başkanı isteğimizi kabul etti.
  • Milano Belediye Başkanı Letizia Moratti'dir.
  • Belediye başkanı genele hitap etti.

Belediye kısaca anlamı, tanımı:

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Temizlik : Temiz olma durumu, arılık, saffet, nezafet. Temiz durma veya tutma durumu. Ortadan kaldırma, yok etme, öldürme. Temizleme işi.

Aydınlatma : Aydınlatmak işi, ışıklandırma. Sahnelerin ışıklandırılması işi.

Hizmet : Bakım, özen, ihtimam. Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş.

Halk : Yaratma. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali.

Tüzel : Hukukla ilgili, hukuki, hukuksal. Hükümle ilgili, hükmi.

Kişi : Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Eş, koca. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.

 

Örgüt : Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü. Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat.

Belediye başkanı : Şehremini. Belediye teşkilatını yöneten kimse, belediye reisi.

Belediye çavuşu : Zabıta işlerinde üst görevli.

Belediye encümeni : Belediye kanununda belirtilmiş görevleri yerine getiren, özel kanunlarla belediye meclisi tarafından verilen görevleri, belediye meclisi toplu bulunmadığı zaman tetkik eden ve karara bağlayan organ.

Belediye meclisi : Belediye tüzel kişiliğine tanınan yetkileri kendinde toplayan organ.

Belediye nikahı : Medeni kanuna göre kıyılan resmî nikâh.

Belediye polisi : Belediye zabıtası.

Belediye reisi : Belediye başkanı.

Belediye sarayı : Belediyeye ait bütün işlerin yapıldığı ve büroların bir arada bulunduğu büyük yapı.

Belediye teşkilatı : Nüfusu iki binden fazla olan yerleşim yerlerinde hükûmet kararıyla kurulan, belediye başkanı, belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye görevlilerinden oluşan kuruluş.

Belediye zabıtası : Kanunlarla belediyeye verilmiş emir ve yasakları belediye sınırları içerisinde takip etmekle görevli kolluk kuvveti, belediye polisi.

Beledi : Yerleşik. Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş.

Belediyeci : Belediye işleri görevlisi.

Belediyecilik : Belediye işleri.

Belediyelik : Belediye olma durumu. Belediyeyle ilgili.

Belediyelik olmak : Belediye olma hakkını kazanmak. belediye ile ilgili bir işi olmak.

Kasaba : Şehirden küçük, köyden büyük, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş olan yerleşim merkezi, belde.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Belirli bir yerin ortası. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Biçim, tarz. Polis karakolu. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir işin öğretildiği yer. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek.

Toplu : Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Vücutça dolgun. Topu olan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Topunu, tamamını, bütününü içine alan.

Taşıma : Taşımak işi.

Esnaf : Küçük sermaye ve zanaat sahibi. Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse. Kötü yola sapmış olan kadın.

Denetim : Denetleme.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Bina : Arapça fiil çatısını konu edinen bilim veya kitap. Yapı. Çatı.

Belediye denetlemesi : Bazı ülkelerde film denetlemesinin belediyelerce yapılanı.

Belediye kolluğu : Belediye sınırları içinde, belediye yasa ve yönetmeliklerinin uygulanması, belediye suçlarının kovuşturulması işleriyle görevli özel bir kolluk.

Belediye tiyatrosu : Belediyeden ödenek alarak çalışan ve belediye hizmetlerinden birini gören tiyatro.

Belediyeler fonu : Belediyelerin İller Bankasının Yıllık Yatırım Programına giren haritaları, imar planları, alt ve üst yapı tesisleri ve bunlara ait projelerin finansmanını sağlamak üzere Genel Bütçe Vergi Gelirleri tahsilatından ayrılan % 2 paylardan oluşturulan fon.

Diğer dillerde Belediye anlamı nedir?

İngilizce'de Belediye ne demek? : n. municipality, city hall

Fransızca'da Belediye : municipalité [la]

Almanca'da Belediye : n. Kommune, Munizipalität, Rathaus, Stadtverwaltung

adj. munizipal

Rusça'da Belediye : n. муниципалитет (M)

adj. муниципальный