Classical comedy türkçesi Classical comedy nedir

  • Klasik komedi.
  • Klasik komedya.
  • On yedinci yüzyılda, fransa'da molière, on sekizinci yüzyılda almanya'da lessing komedyaları için kullanılan terim.
  • Fransa'da xvıı. (moliere), almanya'da xvııı. yüzyıl (lessing) komedya türü.
  • Tiyatro alanında kullanılır.

Classical comedy ingilizcede ne demek, Classical comedy nerede nasıl kullanılır?

Classical : Klasik. Klasik biçimde olan. Hümanist. Eski dile ait. Olağanüstü. Başal. Klas. Mükemmel. Eski, bilinen ve nitelikli yapıt ya da yerleşmiş düşünce.

Comedy : Komik olaylar. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Komedi. Birtakım dolapların dönmesiyle gelişen komedya türü. Entrika komedyası. İnsanların, olayların, durumların gülünç yanlarını ele alan; bunları gülünç bir açıdan işleyen sinema ve televizyon oyunu türü. gülünçlük çoğunlukla, olması gereken ile olmaması gerekenin beklenmedik, şaşırtıcı bir biçimde tersyüz olmasından doğar. Güldürü. Fars.

Classical balance sheet : Sayışmanlık yazılım ve değerlerine dayanan, işletmenin ekonomik ve akçalı durumunu gösteren ve sonuç olarak sayımla bağlantılı olan, yasalardaki türesel anlamını belirten ve işletmenin varlıkları ile üçüncü kişilere karşı olan alacaklı ve borçlu durumunu gösteren dengelem. Klasik dengelem.

 

Classical ballet : Klasik bale. Belli kurallara dayanan bale biçimi.

Classical beauty : Antik yunan veya romalılar'ın idealize ettiği güzellik anlayışına göre güzellik. Klasik güzellik.

Classical budget : Klasik bütçe. Ödeneklerin hizmetin niteliğine göre değil, kuruluşların gereksinim ve istemlerine göre tahsis edildiği bütçe türü.

İngilizce Classical comedy Türkçe anlamı, Classical comedy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Classical comedy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allegory : Dokundurma. Orunlama. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme. Alegori. Yerine. Kinaye.

Amateur theater : Amatör tiyatro. Profesyoneller tarafından yapılmayan tiyatro eserleri. Para karşılığında olmaksızın oynanan tiyatro; meslekten oyuncu olmayan, istekli, hevesli kişilerin kurduğu tiyatro topluluğu. Özenci tiyatro.

Analyze : Tahlil etime, inceleme. Araştırmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Analiz etmek. Tahlil yapmak. İncelemek. Çözümlemek. Çözümleme. Tahlil etmek.

Adaptability : Uyarlanabilirlik. Adapte olabilirlik. Bireyin çevresel etken ve değişkenliğe ayak uydurma gücü. Uyumluluk. Uysallık. İntibak kabiliyeti. Uyarlanırlık. Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi. Uyum yeteneği.

Alley theme : Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu. Çıkmaz konu. Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu.

 

Acting manager : Yönetici. Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli. Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili. Tiyatro sorumlusu.

Acrobacy : Akrobasi. Oyuncunun göz pekliğini ve gövdesel esnekliğini arttıran, aynı zamanda önemli sahnelerde hiç düşünmeden güç bir davranışı başarabilme yeterliğini sağlayan hareket. cambazlık.

Active hero : Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi. Etken kahraman. Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu.

Abstractionism : Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Soyutçuluk. Soyutlama. Sanatta soyut ifade etme teorisi. Abstraksiyonizm.

Absurd theatre : İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro). Absürt tiyatro.

Classical comedy synonyms : act drop, alto, actor manager, acting style, after piece, abstract theatre.