Classroom türkçesi Classroom nedir

Classroom ile ilgili cümleler

English: Ali came into the classroom and sat at his desk.
Turkish: Ali sınıfa geldi ve sırasına oturdu.

English: Ali is still in the classroom studying.
Turkish: Ali hâlâ sınıfta ders çalışıyor.

English: Ali and Mary entered the classroom at the same time.
Turkish: Ali ve Mary sınıfa aynı zamanda girdiler.

English: Ali came into the classroom three minutes after the bell had rung.
Turkish: Ali zil çaldıktan üç dakika sonra sınıfa girdi.

English: Ali likes to sit in the back of the classroom next to the door.
Turkish: Ali kapının yanındaki sınıfın arkasında oturmayı seviyor.

Classroom ingilizcede ne demek, Classroom nerede nasıl kullanılır?

Classroom administration : Sınıf yönetimi. Bir öğretmenin, sınıfta, göreviyle ilişkili bütün eğitim ve öğretim etkinliklerini yönetmesi işi.

Classroom atmosphere : Aynı sınıfta okuyan öğrenciler arasındaki düşünsel ve duygusal etkileşim sonucu zamanla oluşan; benzer beklentilerin, değer yargılarının ve davranış örüntülerinin gelişmesine yol açan durum. Sınıf ortamı.

Classroom film : Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Okulun eğitim ve öğretim etkinliklerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış olup öğretimde ya da eğitsel çalışmalarda bir ders aracı olarak kullanılan film. Okul filmi. Belirli bir dersin öğretiminde yardımcı olmak amacıyla gerçekleştirilmiş öğretici film çeşidi.

 

Classroom library : Özellikle ilkokullardaki sınıflarda geçici olarak bulundurulan küçük kitaplık. Sınıf kitaplığı. Öğrencilerin girişimiyle kurulan, içinde türlü derslerin işlenmesine yarayan kaynak kitapların bulunduğu kitaplık. öğretmen ve öğrencilerin yararlanması için okul kitaplığınca bir sınıfa gönderilen türlü yapıtlardan oluşan kitaplık.

Classroom teacher : Görevlendirildiği sınıfa özgü öğretim programının öngördüğü çalışmaları planlayan, bu çalışmaları yönetip değerlendiren ve her öğrencinin sorunuyla yakından ilgilenen öğretmen. görevlendirildiği sınıfın bütün derslerini okutan öğretmen. Sınıf öğretmeni.

Class a modulator : A sınıfı modülatör.

Class a oscilloscope : A sınıfı osiloskop.

Class access : Sınıf erişimi.

Class a operation : A sınıfı işletme yükselteç. A sınıfı işletme.

Class action : Büyük bir grup adına açılan dava. Grup davası.

İngilizce Classroom Türkçe anlamı, Classroom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Classroom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Study hall : Çalışma salonu. Ortaokul veya liselerde çalışma salonu. Öğrencilerin, bir ya da birkaç öğretmenin gözetimi altında ders çalıştığı yer.

Class : Klas. Sınıflamak. Sınıflandırmak. Kategorilere ayırmak. Ders. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Ayırmak. Zümre. Bilgisayar, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Castes : Servet. Kademe. Sosyal sınıflaşma sistem ve ilkeleri. Kast. Sosyal sınıf.

Estate : Varlık. Durum. Olancamal. Konak. Hal. Tabaka. Durağan mal, kalıt, bırakıt gibi para ile ölçülebilen hak ve borçların tümü. Arazi. Yurtluk.

Denominations : Ad. Çeşit. Tarikat. Değer birimi. Zümre. İsim. Cins. Herkesin tanıyıp benimsediği ve mal alırken aradığı markalar. Nominal değer.

Branch : Soy ağacındaki yer. Göbek. Kol (bitki). Ayırmak. Şube. Kol. Yayılmak. Çay. Bilgisayar, bilişim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Branş.

Prep school : Özel ortaokul ve lise. Hazırlık okulu. Koleje hazırlayan özel okul. Kolej.

Homeroom : Asıl oda. Esas dershane (okulda). Ortaokul ve liselerde ders programına göre ilk dersin olduğu ve önemli duyuruların yapıldığı sınıf. Asıl sınıf. Öğrencilerin okul gününün başında toplandıkları sınıf.

Classroom synonyms : home room, schoolroom, schoolrooms, branches, categories, estates, training center, classis, category, caste, school, preparatory school, schoolhouse, corps, classrooms, classe, room, denomination, lecture room.