Castes türkçesi Castes nedir

Castes ingilizcede ne demek, Castes nerede nasıl kullanılır?

Outcastes : Parya (hindistan'da). Herhangi bir kaste ait olmayan kimse. Kast dışı olan kimse. Kendi kastından ayrılmış olan kimse (hindistan'da). Parya.

Caste system : Kastlardan oluşan toplumsal sınıf yapısı. Kast düzeni. Kast sistemi.

Half caste : Melez.

Caste : Kast. Sınıf. Servet. Hemen hemen tümüyle kapalı ve kalıtsal olan, ayrıcalıklar bakımından yukardan aşağıya doğru kesin ölçülerle sıralanmış bulunan, en koyu biçimiyle hindistan ve kimi uzak-doğu toplumlarında görülen, anamalcı dönem öncesi toplumsal sınıflarının her biri. Soy. Hindistan'da, uğraşları babadan oğula geçen, aynı geleneğe bağlı olan ve başkalarına kapalı tutulan insan toplulukları. Kademe. Sosyal sınıf. Birkaç altbölükten oluşmuş, aşamalı toplumsal denetleme düzeni, bk. altbölük. krş. sınıf, altkültür. Sosyal sınıflaşma sistem ve ilkeleri.

Casted : Alçıya alınan. Alçıya alınmış. Alçıda.

Caster : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dökme kabı (sirke, yag vb). Gerektiğinde bezemlerin çeşitli bölümlerini ince bir alçı katıyla örten ya da alçıyla süsleme yapan, kalıp çıkaran usta. Dökmeci. Hafif vinç. Tuzluk. Mobilya tekerleği. Küçük tekerlek. Küçük tekerlek (mobilyaya takılan). Dökümcü.

 

Castellated : Mazgallı. Diş diş. Kale biçiminde yapılmış. Kertikli. Mazgal biçimli. Kale gibi. Kuleli.

Castellation : Teknenin kenarında bulunan ve kale duvarının bir bölümüne benzeyen dikey çıkıntı. Mazgallı barbata. Silahların ateş edebileceği açıklıklar blunan duvar. Mazgallı siper.

Castellatus : Kastellanus. Kastellatus.

Castellani : Sir aldo castellani (1877-1971). İtalyan bir hekim bakteriyolog. Bir soyadı.

İngilizce Castes Türkçe anlamı, Castes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Castes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Example : Kip. Numune. Misal. Ders. Mesala. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça. İbret. Örnek.

Cleat : Koçboynuzu gemi. Pençe ayakkabı. Koçboynuzu (gemi). Mandal. Takoz. Panoları birleşik tutmada kullanılan tahta ya da demir lama. Kelepçe. Koç boynuzu. Sürgü. Bağ levhası.

Zipper : Fermuarlamak. Fermuar.

Latch : Pencere mandalı. Kapı kilidi. Mandal. Sürgü. Kilitlemek. Mandallanmak. Kapı mandalı. Tutturmak. Mandal ile bağlamak.

Spike : Alkol katmak. Uzun çivilerle tutturmak. Tıkamak. Anlık gerilim yükselmesi. Delmek. Sivri uç. Heyecanlandırmak. Sivri uçlu demir. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Sivri demir ile delmek.

Classe : Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir taksonomik terim olup takımların bir araya gelmesiyle oluşur. örnek: pisces (balıklar). bazı böcek sosyetelerinde görülen şekil farklılıkları olup belli bir görevi yapan birey toplulukları. işçi, eş, kraliçe gibi. klasis.

 

Hasp : İplik makarası. Kopça. Asma kilit köprüsü. Çile. Kenet. Kopçalamak. Kilitlemek. Toka. Çengelli iğne. Makara.

Class : Klas. Ayırmak. Bilgisayar, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir topluluk içinde, birbirlerinden ekonomik ve toplumsal yönlerden ayrılan ve aralarında karşıtlıklar bulunan bölüklerden her biri. krş. altkültür, kültür alanı, altkültür alanı, yatay bölük. Kategorize etmek. Zümre. Ders. Derslik. Kategorilere ayırmak. Saymak.

Effects : Bakiye. Ev eşyası. Efekt. Oyun sırasında gerekli olan etkiyi sağlamak için bazen görsel, bazen işitsel olmak üzere kullanılan musiki, gürültü, sis, kar, yağmur, güneş, gece, fırtına vb. çeşitli ses ve görüntü öğelerinin tümü. Menkul kıymetler. Kişisel eşyalar. Mal. Nakit toplamı. Etkiler. Kişisel varlık.

Hang up : Telefonu kapatmak. Asmak. Çamaşır asmak. -e kafasını takmak. Telefonu kapamak. -e bayılmak. Kapamak (telefon). Ertelemek. Kapamak. -i çok beğenmek.

Castes synonyms : coapt, rope up, occurrent, sew together, clip, chock, girth, jiggy, joint, intrench, bitt, social class, havings, echeloning, berth, stair, social classes, belt, categories, humiliation, rig, crank, cinch, noose, string, corps, leveled, occurrence, rank, clasp, grade, ground, run up.

Castes zıt anlamlı kelimeler, Castes kelime anlamı

Unbar : Sürgüyü açmak. Sürgüsünü açmak. Kilidi açmak.

Unzip : Fermuarla açmak. Direncini kırmak (amerikan ingilizcesi). Bir şeyin fermuarını açmak. Açmak. Açmak (fermuarı). Direncini kırmak. Femuarı açmak. Halletmek (amerikan ingilizcesi). Fermuarı açılmak.

Unbutton : Düğmelerini çözmek. Düğmelerini açmak. Çözmek. Düğmesini çözmek.

Castes antonyms : unstaple, unwire, unpin, unlock, dislodge, unhook, unbelt, untie, unbuckle, detach, unfasten, unchain, refrain.