Clinks türkçesi Clinks nedir

Clinkstone : Esas olarak feldispattan oluşan açık renkli volkanik kaya (jeoloji). İyice ufalanmış volkanik kaya. Phonolite.

Clink glasses : Şerefe yapmak. Kadeh kaldırmak. Bir şerefe kaldırmayı teklif etmek veya şerefine içmek.

The clink : Tınlatmak. Şıngırdatmak. Şangırdatmak. Tıkırdatmak. Şıkırdamak. Tokuşturmak. Şıkırdatmak. Şangırdamak. Çınlamak. Tınlamak.

Clink : Tıngırdamak. Şangırdamak. Çınlamak. Şıkırdamak. Şıkırdatmak. Kodes. Çınlama. Şangırdatmak. Tıkırdatmak. Tınlatmak.

Clinked : Tokuşturmak. Şıkırdamak. Tıkırdatmak. Çınlamak. Şıkırdatmak. Tınlamak. Tıkırdamak. Tıngırdamak. Şangırdamak. Şıngırdatmak.

Clinker asphalt : Klinker asfalt.

Clinch a bargain : İyi pazarlık etmek. İyi bir anlaşma yakalamak.

Clinch : Perçinlemek. Sarılmak. Sağlama bağlamak. Yakın dövüş. Çözümlemek. Sıkı tutmak. Kucaklaşmak. Perçinlenmiş çivi. Yapışmak. Sıkı tutma.

Clinking : Şıkırdama. Tıkırtı. Tıngırtı.

Clinkering coal : Dışıklı kömür. Cüruflu kömür.

 

Sözcükler, direkt olarak Clinks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Resonating : Yankı yapmak. Rezonans üretme. Yankılamak.

Flutter : Sinema ya da almaç görüntülüğünde resmin sürekli olarak hafifçe kıpırdaması biçiminde ortaya çıkan durum. bir filmin ya da mıknatıslı ses kuşağının seslendirme ya da okuma aygıtındaki geçişinde düzensizlikten dolayı sesin bozulması. Titreme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Jangle : Çıngırdamak. Ahenksiz ses çıkarmak. Atışmak. Ahenksiz sesler çıkartmak. Kavga etmek. Çekişmek. Çalmak. Uyumsuz ses çıkarmak. Tartışmak.

Clang : Sesli çaldırmak. Şakırdamak. Tınlama. Çınlama. Madeni ses çıkarmak.

Mold : Flamentli mikrofungusları tanımlamak için gıda ve diğer mikrobiyoloji dallarında kullanılan bir tanım, mantar. parazitik, çok hücreli filamentöz koloniler oluşturur. Küf bağlamak. Küflendirmek. Kalıba dökmek. Biçimlendirmek. Yaradılış. Hifalardan oluşmuş çok hücreli, filamentöz koloniler oluşturan mantar. Şekil vermek. Kalıp. Ölü ya da diri örgensel ortamlarda çürükçül ya da asalak yaşayan ilkel mantarların ortak adı. bk. küf mantarları.

Chinking : Metalik ses çıkartmak. Temiz para. Çatlak. Şıkırtı. Yarıkları doldurmak.

Clanks : Şakırdatmak. Tangırdamak. Şakırdamak. Madeni ses. Madeni ses çıkarmak. Çınlama. Zangırdamak.

Cleave : Bölünmek. Bölmek. İkiye ayrılmak. Delmek. Sadık kalmak. Yarılmak. Bağlı olmak. Yapışmak. Çatlamak. Açmak.

Nictate : Göz kırpmak. Yanıp sönmek. İma etmek. Üstü kapalı söylemek.

 

Clinks synonyms : act reflexively, act involuntarily, palpebrate, hold fast, clanq, ticks, clangour, clangors, jangles, buzzes, clacks, clangored, bat, touch, adhere, twink, clinked, dinging, resonates, clacking, clangs, taps, rang, din, tick, resonated, bind, echo through, cohere, dinged, clank, clicks, clanked.

Detach : Ayrılmak. Ayırmak. Kaldırmak. Sökmek. Koparmak. Çıkarmak. Özel görevlendirmek. Kesip ayırmak. Çözmek.

Dissociate : Ayrıştırmak. Çözüşmek. Ayrı tutmak. Ayrı olarak düşünmek. Ayrışmak. Ayırmak. Birbirinden ayrılmak. Çözünmeye uğramak.