Resonating türkçesi Resonating nedir

Resonating ingilizcede ne demek, Resonating nerede nasıl kullanılır?

Resonation : Tınlama.

Resonations : Tınlama.

Resonate : Yankı yapmak. Rezonans üretmek. Yankılamak. Yankılanmak. Çınlamak. Tınlamak.

Resonated : Rezonans üretmek. Yankılamak. Tınlamak. Yankılanmak. Yankı yapmak. Çınlamak.

Resonates : Rezonans üretmek. Çınlamak. Yankılamak. Yankılanmak. Tınlamak. Yankı yapmak.

Microwave resonator : Mikrodalga rezonatörü. Minidalga çınlatıcı. Minidalga çınlacı.

Resonators : Sesi yansıtan alet. Yankılayıcı. Rezonatörler. Çınlatıcı.

Resonance : Çınlama. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yankılama. Sesi yansıtma. Salınım. Oyunculukta sesin gırtlak, ağız, burun, alın, göğüs, karın boşluğu ve benzeri boşluklar yoluyla büyümesi. Tınlama. Sesi aksettirme. Sesi şiddetlendirme özelliği. Takışık iki titreşirden birindeki titreşimin öbürüne atlaması. erkeleri birbirine çok yakın bir kaç nicemsel durunun doğrusal olarak birleşip, yeni durular oluşturması.

Cavity resonator : Boşluk rezonatörü. Kovuk çınlayıcısı.

Resonance line : Düzgülü durumla, uyarılmış durum arasında dolaysız bir geçiş ya da, bir ara durumdan geçmeksizin bir ters geçişle olan, tayfsal yayım ya da yutma çizgileri (örneğin hg 253,7 nm). Rezonans çizgisi.

 

İngilizce Resonating Türkçe anlamı, Resonating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resonating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reverberated : Yansımak. Yansımak (ışık). Aksettirmek. Yansıtmak. Aksetmek. Yankılanmak.

Echo through : Aksetmek. Yankılanmak. Yansımak.

Reverberant : Rezonant.

Dinned : Tekrar tekrar söylemek. Gürültü etmek. Gürlemek. Kafasını şişirmek (argo terim) gürlemek. Patırtı. Kafasını şişirmek. Gürültü. Söyleyip durmak. Yankılanmak.

Resonate : Rezonans üretmek. Yankılanmak.

Reechoed : Yansıtmak. Tekrar yankılanmak. Aksettirmek. Yankılanmak.

Resounding : Çın çın ötmek. Çınlayan. Gürültülü. Yankılanan. Sesi yansıtmak. Çok büyük. Yayılmak. Herkesçe duyulmak.

Resounds : Sesi yansıtmak. Herkesçe duyulmak. Çın çın ötmek. İnlemek. Yankılanmak. Ses getirmek. Dillere destan olmak.

Dinning : Gürültü etmek. Kafasını şişirmek (argo terim) gürlemek. Yankılanmak. Tekrar tekrar söylemek. Söyleyip durmak.

Buzz : Vızlamak. Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması ile oluşan gürültü. Vızıldamak. Uğultu. Vızıltı. Ayrılmak. Telefon ederek çağırmak. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cızırtı.

Resonating synonyms : reverberative, jingle, ding, clink, clangs, resonated, reecho, clinked, resounded, resonates, clanged, clanging, din, clinks, reverberates, reverberating, buzzes, buzzed, re echo, resonant, clang, clanq, resound, dinging, reverberate, dinged, dings.

Resonating zıt anlamlı kelimeler, Resonating kelime anlamı

Resonating antonyms : unreverberant.