Resonated türkçesi Resonated nedir

Resonated ingilizcede ne demek, Resonated nerede nasıl kullanılır?

Resonate : Tınlamak. Çınlamak. Yankı yapmak. Yankılanmak. Rezonans üretmek. Yankılamak.

Resonates : Yankılanmak. Tınlamak. Yankılamak. Yankı yapmak. Çınlamak. Rezonans üretmek.

Resonating : Yankı yapmak. Tınlamak. Çınlamak. Yankılamak. Rezonans üretme.

Resonation : Tınlama.

Resonations : Tınlama.

Resonance : Çınlanım. Seselim. Yankılaşım. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sesi şiddetlendirme özelliği. Yankılama. Bir molekül ya da yükünün, çok hızlı salınım durumunda olması nedeniyle, atomlarından birinden kopan elektronların bir komşu atoma gidip gelmesi. ses ya da elektromıknatıssal dalgaların, bir özdekte eş ya da katlı sıklıklarla titreşim oluşturması. çekirdek içi etkileşmelerde yaşamları 10+22 s. denli kısa olan parçacıklar. Tınlama. Salınım. Titreşim.

Resonator : Tınlatıcı. Çınlatıcı. Çınlayıcı. Sesi tınlatmada kullanılan boşluklar; bunların en bilinenleri gırtlak, ağız, burun, alın, göğüs, karın boşluklarıdır. Sesi yansıtan alet. Rezonans devresi. Rezonatör. Yankılayıcı. Çınlayıcı devre. Çınlaç.

Resonators : Çınlatıcı. Rezonatörler. Sesi yansıtan alet. Yankılayıcı.

 

Resonance frequency : Rezonans frekansı. Çınlama frekansı. Çınlanım sıklığı. Çınlama sıklığı.

Microwave resonator : Minidalga çınlacı. Mikrodalga rezonatörü. Minidalga çınlatıcı.

İngilizce Resonated Türkçe anlamı, Resonated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resonated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Resonating : Rezonans üretme.

Resound : Çın çın ötmek. Herkesçe duyulmak. Ses getirmek. Dillere destan olmak. ...sesiyle dolmak. Sesi yansıtmak. İnlemek.

Echo through : Aksetmek. Yansımak.

Buzz : Vızıldamak. Alçaktan uçmak (uçak). Cızırtı. Konuşmak. Seslendirmede filmdeki taneciklerden ileri gelen gürültü. sinema/tv. okumada, yükselteçten ileri gelen gürültü. elektrik devresindeki yinelenimin seslendirme araçlarındaki gürültüsü. tv. televizyonda, elektriksel imin görüntüde çizgi olarak beliren etkisi. Ayrılmak. Vızıltı. Sinyal ile çağırmak. Telefon ederek çağırmak. Uğultu.

Clang : Şakırdamak. Tınlama. Çınlama. Tınlatmak. Çınlatmak. Sesli çalmak. Madeni ses çıkarmak. Sesli çaldırmak.

Re echo : Yansıtmak. Tekrar yankılanmak.

Clanging : Tıngırdamak. Sesli çalmak. Metal sesi. Şakırdayan. Uyaklama. Sesli çaldırmak. Çınlama.

Din : Gürlemek. Gürültü. Kulak tırmalayıcı ses. Patırtı. Tekrar tekrar söylemek. Kafasını şişirmek. Söyleyip durmak. Gürültü etmek.

Rebounds : Sekmek. Yansıma. Tepki. Reaksiyon. Rezonans. Geri tepme. Geri sekmek. Geri sıçramak. Çarpıp geri gelmek. Geri tepmek.

Clinks : Tokuşturmak. Tıkırdatmak. Şıngırdamak. Çınlatmak. Tıkırdamak. Şıkırdamak. Şıngırdatmak. Şangırdamak. Tınlatmak.

 

Resonated synonyms : strike a chord, reverberated, come across, echoes, dings, rebound, reverberate, resounded, dinged, ding, resounds, rebounding, buzzes, clanged, dinned, clinked, clangs, dinning, reverberates, reecho, echoed, buzzed, reechoed, resonates, rebounded, clanq, resonate, dinging, resounding, jingle, understand, echo, clink.

Resonated zıt anlamlı kelimeler, Resonated kelime anlamı

Unsettled : İstikrarsız. Kararsız. Tedirgin. Tedirgin edilmiş. Değişken. Belirsiz. Yerleşilmemiş. Henüz yerleşilmemiş. Yerleşmemiş. Oturmamış.