Dinning türkçesi Dinning nedir

  • Kafasını şişirmek (argo terim) gürlemek.
  • Söyleyip durmak.
  • Gürültü etmek.
  • Çınlamak.
  • Tekrar tekrar söylemek.
  • Yankılanmak.

Dinning ile ilgili cümleler

English: I could hear the voices of several other guests who had arrived and were already eating together in the main dinning room.
Turkish: Daha önce gelen ve birlikte ana yemek salonunda önceden yemek yiyen birkaç diğer misafirin seslerini duyabiliyordum.

Dinning ingilizcede ne demek, Dinning nerede nasıl kullanılır?

Dinned : Yankılanmak. Çınlamak. Tekrar tekrar söylemek. Kafasını şişirmek. Söyleyip durmak. Kafasını şişirmek (argo terim) gürlemek. Gürültü. Patırtı. Gürlemek. Şamata.

Dinner : Günün esas yemeği. Yemek. Ziyafet. Akşam yemeği.

Dinner bell : Yemek çanı. Yemek zili. Yemeğin servis edildiğini belirtmek için çalınan zil.

Dinner bucket : Sefer tası.

Dinner coat : Smokin.

Dinner is served : Yemek hazır.

Dinner dance : Danslı yemek.

Dinner dress : Tuvalet.

Dinner hour : Genelde akşam yemeğinin servis edildiği rutin zaman. Yemek zamanı. Yemek saati. Akşam yemeği saati.

Dinner pail : Sefer tası. Sefertası.

İngilizce Dinning Türkçe anlamı, Dinning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dinning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Consumption : Mal ve hizmetlerin insan isteklerini gidermek üzere son kullanılışı. Vücut tarafından alınan yem veya besin maddeleri veya bu maddelerin miktarı. Yoğaltım. Tüketim. Sarf. Gereksinimlerin dolaysız bir biçimde karşılanması amacıyla mal ve hizmetlerin kullanılması. Tüberküloz. Yoğaltma. Harcama. Bitirme.

Rebounds : Geri gelme. Rezonans. Geri sıçramak. Yansıma. Sekme. Reaksiyon. Geri tepme. Çarpıp geri sıçramak. Çarpıp geri gelmek.

Guzzling : Höpür höpür içme. Tıkınmak. Yiyip bitirmek. Hızlı içme. Oburca içmek.

Clang : Tınlamak. Tınlama. Şakırdamak. Çınlama. Sesli çalmak. Madeni ses çıkarmak. Çınlatmak. Tınlatmak. Sesli çaldırmak.

Clink : Tınlama. Şangırdamak. Tıkırdamak. Tınlamak. Şıkırdatmak. Şangırdatmak. Şıngırdatmak. Kodes. Şıkırdamak.

Clamoring : Yaygara. Feryat. Feryat etmek. Yaygara koparmak. Bağırıp çağırmak. Gürültü. Çığlık. Haykırma. Haykırmak.

Clamored : Yaygara koparmak. Feryat. Haykırma. Bağırıp çağırmak. Çığlık. Yaygara. Haykırmak. Gürültü. Feryat etmek.

Clanged : Madeni ses çıkarmak. Tangırdamak. Tıngırdamak. Sesli çalmak. Sesli çaldırmak. Tınlatmak. Şakırdamak. Tınlamak. Çınlatmak.

Dinging : Tınlamak. Tınlatmak. Çınlatmak. Kaba tek kat sıva.

Dinned : Patırtı. Şamata. Gürlemek. Gürültü. Kafasını şişirmek.

Dinning synonyms : period of play, top of the inning, playing period, bottom of the inning, division, clinks, clamouring, ding, clinked, echoed, clanging, frame, iterate, clamour, rebounding, clamor, buzz, crashes, intake, potation, clamors, buzzes, clamoured, reechoed, re echo, resonated, say over and over again, jingle, uptake, part, clanq, iterating, crash.

 

Dinning zıt anlamlı kelimeler, Dinning kelime anlamı

Top : Aşmak. Kapamak. Üst kısmını koparmak (bitkinin). Baş. Geçmek. Tavan. Alt etmek. (ağaç) tepesini kesmek. Birinci olmak. Üst.

Bottom : Ulaşmak. Kurmak. Dip koymak. Alt. Temeline inmek. Dibe dokunmak. Alttaki. Bir temel üzerine yerleştirmek. Dip. Değmek.

Unsuccessful : Şanssız. Faydasız. Beceriksiz. Semeresiz. Muvaffakiyetsiz. Başarısız. Akim.