Dinner türkçesi Dinner nedir
Dinner ile ilgili cümleler
English: After his dinner break, Dan left to pick Tugba up from the gym.
Turkish: Akşam yemeği molasından sonra Dan Tuğba'yı spor salonundan almak için çıktı.
English: "What's for dinner tonight?" "We'll be having takeout from your favorite Chinese restaurant."
Turkish: "Akşama ne yemek var?" "En sevdiğin Çin lokantasından paket servis yaptıracağız."
English: Ali and Mary are having a dinner party Friday evening.
Turkish: Ali ve Mary cuma akşamı bir akşam yemeği partisi veriyor.
English: A dinner will be given next Saturday.
Turkish: Gelecek Cumartesi bir akşam yemeği verilecek.
English: Ali always eats dinner with his family.
Turkish: Ali her zaman akşam yemeğini ailesi ile birlikte yer.
Dinner ingilizcede ne demek, Dinner nerede nasıl kullanılır?
Dinner bell : Yemek zili. Yemeğin servis edildiğini belirtmek için çalınan zil. Yemek çanı.
Dinner bucket : Sefer tası.
Dinner coat : Smokin.
Dinner dance : Danslı yemek.
Dinner dress : Tuvalet.
Dinner service : Yemek takımı. Akşam yemeği servisi. Sofra takımı. Servis takımları.
Dinner jacket : Smokin.
Dinner table : Yemek masası. Sofra.
Dinner napkin : Peçete.
Dinner hour : Genelde akşam yemeğinin servis edildiği rutin zaman. Akşam yemeği saati. Yemek zamanı. Yemek saati.
İngilizce Dinner Türkçe anlamı, Dinner eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dinner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Feast : Yortu. İyi beslemek. Tadını çıkarmak. Çok yemek yemek. Ziyafette yiyip içmek. Bol bol yiyip içmek. Şölen. Bayram. Bayram yapmak.
Dish : Atlatmak. Oymak. Sunmak. Piliç. Güzel kız. Servis yapmak. Bombeleştirmek. Tabak. Ortasını çukurlatmak.
Entertainments : Ağırlama. Gösteri. Eğlence. Alem. Misafir etme. Davet.
Dinner party : Yemekli toplantı. Yemekli davet. Akşam yemeği partisi.
Beanfeast : Şölen. İşyeri yıllık yemeği. Parti.
Caff : Kafe. (ingiliz argosu) kafe. Kafe (ingiliz dilinde resmi olmayan kullanım).
Blowouts : İnceleme. Lastik patlaması. Elektrik sigortasının erimesi. Parti. Lastik patlağı. Soruşturma. Kuyudan petrol veya gaz fışkırması. Araştırma. Delik.
Devour : Bir solukta okumak. Bitirmek yok etmek. Parçalayıp yutmak (avı). Hırsla yiyip yutmak. Yiyip yutmak. Bitirip tüketmek. Silip süpürmek. Mideye indirmek. Oburca yemek.
High tea : İkindi kahvaltısı. Çaylı hafif yemek. Ağır çay ziyafeti. Çayla yenen akşam yemeği. Erken akşam yemeği.
Dinner synonyms : dinners, suppers, beano, meal, chows, epulation, feasted, party, chowing, dining, abrades, blowout, bite, fete, devours, supper, banquet, banqueted, believe, ate, the supper, abrade, banquets, crop, chow, entertainment, chowed, repast.
Dinner ingilizce tanımı, definition of Dinner
Dinner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The principal meal of the day, eaten by most people about midday, but by many (especially in cities) at a later hour.

Bu kısımda Dinner kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dinner ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dinner anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dinner ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.