Coal measure türkçesi Coal measure nedir

  • Kömür katmanı.
  • Kömür tabakası.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Kömür yataklarının katmanları.
  • İnce kömür katmanı.
  • Kömür damarı.

Coal measure ingilizcede ne demek, Coal measure nerede nasıl kullanılır?

Coal : Kökeni bitkisel, değişmiş ve başkalaşmış katı yakıt. (örneği ve derecesi ilkel maddelerin geçirdiği başkalaşıma bağlıdır.). Maden kömürü. Kömür vermek. Yanmak. Kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Taşkömürü. Kömür almak. Karaelmas. Kömür. Havasız ortamda kalan bitkilerin nem, basınç ve sıcaklık etkisiyle bozunarak oluşturdukları yanıcı, kara-kahve renkli, katı özdek. (başlıca bileşeni karbondur, bunun yanında hidrojen, kükürt, oksijen ve azot, ayrıca kül denilen mineral oksitleri içerir.).

Measure : Ölçme aygıtı. Ölçme jüyesi. Süzmek. Derece. Ölçü birimi. Ayarlamak. Oran. Sınır. Dikkatle bakmak. Nispet.

Coal measures : Kömür damarı. Kömür yataklarının katmanları. Kömür yatakları. Kömür yan kayaçları.

Coal ash : Kömür külü. Kömür çağı.

Coal ash content meter : Kömürün geriye saçtığı ışınımı ölçerek, kömürdeki kül düzeyini belirlemeye yarayan içerikölçer. Kül içerikölçeri.

Coal bed : Kömür yatağı. Kömür tabakası.

İngilizce Coal measure Türkçe anlamı, Coal measure eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Coal measure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Absolute age : Mutlak yaş. Kesin yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Salt yaş.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

Abyss : Dipsiz gibi görünen yer. Varta. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dibi olmayan çukur. Abis. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Boşluk. Hufre. Derinlik.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç.

Coal measures : Kömür yatakları. Kömür yan kayaçları.

After shock : Artçı şok. Artçı deprem (depremden sonra). Art sarsıntı. Artçı sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Acid fumarole : Asit fümarol. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Ekşit (asit) tüten. Asit tüten.

Coal measure synonyms : aggregats, adventive cone, coalface, abysal environment, coal bed, adjacent rock, alcalic fumarole, coal seam, algonkian, agricultural geology.