Collisional türkçesi Collisional nedir

  • Çarpışma ile ilgili.
  • Çatışma ile ilgili.
  • Kaza ile ilgili.

Collisional ingilizcede ne demek, Collisional nerede nasıl kullanılır?

Collision avoidance : Engel sakınma.

Collision cross section : Çarpışma kesidi. İki taneciğin çarpışma olasılığını ölçen, çarpılan taneciğin gösterdiği etkileşim alanının büyüklüğüyle ilgili nicelik. Çarpışma kesiti. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Collision density : Bir ılıncık ortamı içinde birim oylumdaki özdek tutarının, ılıncıklarla birim zamana düşen çarpışma sayısı. Çarpışma yoğunluğu.

Collision detect : Çarpışma sinyali.

Collision detection : Çarpışma algılaması.

Barrier collision test : Bariyer testi. Engel deneyi. Aracın, denetim altında, bir duvara çarptırılarak sağlamlığının denenmesi.

Collision ionization : Çarpışma iyonlaşmasi. Çarpışma iyonlaşması.

Collision probability : Çarpışma olasılığı.

Be on collision course : Çatışma noktasına gelmek.

Full coverage collision insurance : Kasko sigortası.

İngilizce Collisional Türkçe anlamı, Collisional eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collisional ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fender bender : Arabaların çok az hasar gördüğü trafik kazası. Önemsiz trafik kazası. Küçük trafik kazası. Küçük araba kazası. Ufak çaplı trafik kazası.

 

Impinging : Vurmak. Çarpmak. El uzatmak. Tecavüz etmek. Etkilemek.

Contact : Değme. Bağ. Faktör xıı. Bir elektrik çevrimini bütünlemek için iki çevrim öğesinin birleşmesi. Görüşmek. Temasa geçmek. İki ayrı kültürel çevreye ilişkin halkbilim ürün ve olaylarının canlı ya da cansız taşıyıcılar yardımıyla karşı karşıya gelmeleri, bk. değini kuramı. Bağlantı kurulan kimse. Bilgisayar, fizik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kontaklens.

Pileup : Zincirleme kaza. Zincirleme trafik kazası. Çok araçlı çarpışma.

Hit : İsabet ettirmek. Yaralamak. Vurulmak. Dürtüş. Savut namlularının ucundaki düğmelerin, karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan bölgelerine dürtülerek değmesi. Varmak. Sarsmak. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek. Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Vuruş.

Striking : Çarpıcı. Göze çarpan. Dikkati çeken. Grevdeki. Göz alıcı. Geçici desteklerin alınması. Çakma. Grev yapan. Usturuplu. Gözalıcı.

Smash up : Mahvolmak. Büyük çarpışma. Parçalamak. Şiddetle çarpmak. Büyük kaza. Mahvetmek. Bozguna uğramak. Şiddetli çarpışma.

Smash : Paramparça etmek. Ezilmek. Çarpmak. Tarumar etmek. Ezmek. Parça parça etmek. Batırmak. Kırıp dökmek. Paramparça olmak. Çakılmak.

Accident : İlinek. Arıza. Tesadüf. Rastlantı. Araz. Umulmayan durum. Bir nesnenin ikincil ve öze ilişkin olmayan özelliği. İş kazası. Beklenmedik olay. Kaza.