Collision density türkçesi Collision density nedir

  • Bir ılıncık ortamı içinde birim oylumdaki özdek tutarının, ılıncıklarla birim zamana düşen çarpışma sayısı.
  • Çarpışma yoğunluğu.
  • Fizik alanında kullanılır.

Collision density ingilizcede ne demek, Collision density nerede nasıl kullanılır?

Collision : Özgür iki cismin yeterince yaklaşarak birbirlerini etkiledikleri süreç. bu sırada, genellikle bir erke ve devinirlik alışverişi olur. Çarpışma. Fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. İki parçacığın (fotonlar dahil) hareket ya da enerji miktarının mevcut koşullarını değişikliğe uğratacak biçimde kendi aralarında etkileşmesi. Ötelenme deyinimindeki molekül , atom ve öbür temel parçacıkların birbirlerine ya da bulundukları kabın çeperlerine, aralarında fiziksel kimyasal etkileşmeler olacak biçimde yakınlaşmaları. Düşünce ayrılığı. Devinim durumunda bulunan taneciklerin, aralarındaki kuvvetler yüzünden karşılıklı olarak devinimlerini değiştirmeleri. Çatışma.

Density : Densite. Belli büyüklükte bir alana düşen kişi, aile, ya da konut birimi sayısı. kentbilimde, yoğunluk, genellikle, hektar başına hesaplanır. Özkütle. Sıkılık. Bir maddenin bir mililitresinin gram olarak ağırlığı. her birim alandaki birey sayısı, dansite, konsantrasyon. Sıklık (orman veya saç vb için). Sıkışıklık. Bir maddenin birim hacminin kütlesi, birim hacimdeki madde miktarı, densite. Bir özdeğin birim oylumuna düşen kütle. Sıklık.

 

Collision avoidance : Engel sakınma.

Collision cross section : Çarpışma kesidi. İki taneciğin çarpışma olasılığını ölçen, çarpılan taneciğin gösterdiği etkileşim alanının büyüklüğüyle ilgili nicelik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çarpışma kesiti.

Collision detect : Çarpışma sinyali.

Collision detection : Çarpışma algılaması.

İngilizce Collision density Türkçe anlamı, Collision density eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collision density ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Abcoulomb : Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. On kulon. Abkulon. Saltık coulomb.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Acoustic absorptivity : Ses emiciliği katsayısı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Saltık büyüklük.

Absorption loss : Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurum yitimi. Soğurma kaybı. Emme yitiği. Emme kaybı. Absorpsiyon kaybı. Emme yitmesi.

 

Absorptiometer : Soğurma cihazı. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurumölçer. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Absorbsiyometre.

Abampere : 10 amper birim. On amper. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amperlik çıngı cereyan birimi. 10 ampere eşit akım birimi. Saltık ampere.

Absolute units : Saltık birimler. Temel kütle. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Salt birimler.

Absolute zero : Saltık sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Mutlak sıfır. Salt sıfır.

Collision density synonyms : absorptivity, acoustic feedback, absorption edge, absolute concentration, absorption band, accelerometer.