Density türkçesi Density nedir

  • Özgül ağırlık.
  • Ahmaklık.
  • Sıklık.
  • Sıkılık.
  • Bir özdeğin birim oylumuna düşen kütle.
  • Dansite.
  • Kalın kafalılık.
  • Özgül ağırlık. yoğunluk. film üzerindeki kararma derecesi.
  • Belli büyüklükte bir alana düşen kişi, aile, ya da konut birimi sayısı. kentbilimde, yoğunluk, genellikle, hektar başına hesaplanır.
  • Birim oyluma düşen özdecik sayısı.
  • Bir özdeğin birim oylumunun kütlesi.
  • Koyuluk.
  • Densite.
  • Bir görüntünün herhangi bir noktasının ışığı durdurma derecesini gösteren sayı.
  • Sıkışıklık.
  • Yoğunluk.
  • Bir maddenin bir mililitresinin gram olarak ağırlığı. her birim alandaki birey sayısı, dansite, konsantrasyon.
  • Sıklık (orman veya saç vb için).
  • Özkütle.
  • Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Bir maddenin birim hacminin kütlesi, birim hacimdeki madde miktarı, densite.
  • Bir maddenin hacim ağırlığının, standart olarak alınan başka bir maddenin aynı hacminin ağırlığına oranı, dansite.
  • Kalınlık.
  • Ağırlık (yazıda).

Density ile ilgili cümleler

English: Japan has a high population density.
Turkish: Japonya yüksek bir nüfus yoğunluğuna sahip.

English: The key determinants in impact are not the number of authors or articles in the field but, rather the citation density and the age of the literature cited.
Turkish: Etkisi önemli belirleyiciler alandaki yazarlar ya da makalelerin sayısı değil daha ziyade atıf yoğunluğu ve edebiyat yaş göstergesiydi.

 

English: Norway has a very low population density.
Turkish: Norveç'in çok düşük bir nüfus yoğunluğu var.

Density ingilizcede ne demek, Density nerede nasıl kullanılır?

Density distribution : Ekonomi, uzay alanlarında kullanılır. Bir yıldızın içinde ya da uzayda çeşitli bölgelere göre yoğunluğun aldığı değerler. Yoğunluk dağılımı.

Density factorization : Yoğunluk çarpanlaması.

Density forecast : Yoğunluk öngörüsü.

Density forecasting : Yoğunluk öngörme.

Density forecasts test : Yoğunluk öngörü sınaması.

Cumulative density function : Birikimli yoğunluk fonksiyonu. Olasılık dağılım işlevi.

Density modulation : Yoğunluk modülasyonu. Yoğunluk kiplenimi.

Density of traffic : Trafik yoğunluğu.

Density zoning : Bir kentte, kentin türlü kesimlerini, olur verilebilecek en yüksek nüfus yoğunluğu sayısı açısından sınırlandırarak, her yoğunluk bölgeciği için, bu yoğunluk tavanının aşılmasını önleyen kurallar koymak ve uygulamak. Yoğunluk kısıtlayıcı bölgeleme. Yoğunluk bölgelemesi.

Conditional probability density function : Koşullu olasılık yoğunluk işlevi. Koşullu olasılık yoğunluk fonksiyonu.

İngilizce Density Türkçe anlamı, Density eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Density ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jam : Doğaçlama çalmak (caz). Tıkamak. Basmak. Parazit yapmak. Sıkmak. Kıstırmak. Hareketsiz kalmak. Yayını bozmak. Sıkışmak.

 

Foolery : Delilik. Aptalca davranış. Maskaralık. Aptallık.

Firmness : Salabet. Sertlik. Sağlamlık. Metanet. Kesinlik. İstikrar. Donmuşluk (jöle veya çikolata vb'ne özgü). Pelte. İstikrar (fiyatlarda).

Intension : İçerim. Aşırılık. İçlem. Keskinlik. Şiddet.

Feeblemindedness : Zeka geriliği. Budalalık. Aklı kıtlık. Akılsızlık. Aptallık.

Daffiness : Aptallık. Geri zekalılık.

Frequentness : Düzenlilik. Frekans. Sık sık olma. Sık sık olma durumu. Alışılmışlık. Sık tekrarlanırlık.

Intenseness : Çarpıcılık. Kuvvetlilik. Aşırılık. Hararet. Şiddet.

Crassness : Kabalık. Densizlik. Dangalaklık. Aptallık.

Tightness : Hasislik. Geçirmezlik. Zorluk. Gerginlik. Su sızdırmazlık. Darlık. Yokluk. Azlık. Kesatlık.

Density synonyms : photographic density, spatial arrangement, bpi, stringency, frequency, constrictions, congestions, closeness, spacing, thicks, optical density, fastness, consistencies, bits per inch, stoutness, backup, dullness, depth, flux density, duncery, dimwittedness, consistency, darkness, intensities, concentration, strictness, diameters, frequence, inkiness, diam, deep, daftness, thicknesses.

Density zıt anlamlı kelimeler, Density kelime anlamı

Distribution : Dağıtma. Bir ekonomide belirli bir dönemde elde edilen toplam gelirin; emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan üretim faktörlerine, ücret, faiz, kira ve kar biçiminde dağıtılması. Dağıtım. Dağılış. Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Bölüşüm. Tevzi. Yayma. Düzenleme. Coğrafya, eğitim, ekonomi, fizik, iktisat, kimya, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Concentrated : Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Konsantre. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Dikkatini vermiş. Yoğunlaşan. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Derişik. Yoğun. Çok güçlü. Yoğuşuk.

Density ingilizce tanımı, definition of Density

Density kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality of being dense, close, or thick. Opposed to rarity. Compactness.