Comatose türkçesi Comatose nedir

Comatose ingilizcede ne demek, Comatose nerede nasıl kullanılır?

Semicomatose : Yarı baygın. Semikomatöz. Kısmi komada.

Lymphosarcomatosis : Lenfosarkomatoz. Lenfosarkomatozis. Vücutta çok sayıda lenfomun gelişmesi. sığır, kedi, köpek ve tavuklarda türe özgü virüslerce oluşturulur, lenfadenoz, lenfatik lökozis.

Sarcomatosis : Yaygın ur. Vücudun çeşitli bölgelerinde çok sayıda sarkom oluşmasıyla belirgin durum. Vücut boyunca sarkoma tümörleri ile karakterize durum (tıp veya medikal terimi). Sarkomatoz. Sarkomatozis.

Glaucomatous : Glokom hastalığı olan (göz hastalığı). Glokomatöz.

Sarcomatoid : Sarkomatoid. Bir sarkoma benzeyen.

Sarcomata : Sarkom. Eklem dokusu uru.

Diabetic coma : Diyabet koması. Şeker hastalığının tedavi sonucu kontrol altına alınamaması ve kan şekerinin normalin çok üstüne çıkması sonucu hiperozmolarite, dehidrasyon, asidozis ve diğer elektrolit dengesizlikleri sonucu oluşan koma. Şeker koması.

Be in a coma : Komaya girmek. Komada olmak.

Comate : Saçlı. Eş. Püsküllü. Arkadaş.

Narcomata : İlaçların etkisi ile meydana gelen derin uyku (tıp veya medikal terimi).

İngilizce Comatose Türkçe anlamı, Comatose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comatose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Faint : Bayılma. Uçuk. Bayılmak üzere. Belli belirsiz. Kalp yemezliği ve damar anormallikleri nedeniyle beyin kan akımının yetersizliği sonucu bilincin ani ve geçici kaybı, sinkop, senkop. İçi geçmek. Zayıf. Korkak. Çok küçük. Çekingen.

Out cold : Kendinden geçmiş. Şuursuz. Kendini kaybetmiş. Sarhoş. Mışıl mışıl uyuyan.

Languorous : Bitkin. Dermansız. Tembel. Halsiz. Parlak. Çekici. Yorucu. Süzgün. Kuvvetsiz.

Insensible : Habersiz. Belli belirsiz. Farkında olmayan. Hissizlik. Hissedilmez. Umursamaz. İlgisiz. Duyarsız. İnsafsızca.

Semicoma : Bir insanın canlandırılabileceği kısmi koma durumu. Yarı koma. Semikoma.

Amorous : Şehvet dolu. Aşık. Aşk. Aşka meyilli. Sevdalı. Aşıkane. Aşkla ilgili. Şehvetli. Cinsel aşka eğilimli.

Anesthetised : Duyarsız. Uyuşturulmuş. Ağrıya karşı azalmış duyarlılık ile tanımlanan. Uyuşturulurmuş. Anestezi kullanarak duyarsız hale getirilmiş (ayrıca anesthetized).

Senseless : Kendinde değil. Akılsız. Saçma. Anlamsız. Kendinden geçmiş. Duyarsız. Hissiz. Şuursuz. Mantıksız.

Dazed : Serseme çevrilmiş. Sersem. Şaşkına dönmüş. Sersemlemiş. Şaşkın. Afallamış. Ruhsal olarak uyuşmuş olma durumu. Şok nedeniyle son derece kafası karışmış ve düşünemeyen.

Drooping : Eğik. Sarkıtma. Baygın (bitki). Sarkık. Dermansız. Solgun. Halsiz. Bitkin. (şaka veya cezalandırma amacıyla) kişinin pantolonunu indirme.

Comatose synonyms : lightheaded, semicomatose, colder, heaviest, languid, in a coma, languishing, coldest, unconscious, cold, anesthetized, fainted, heavier.

 

Comatose zıt anlamlı kelimeler, Comatose kelime anlamı

Conscious : Uyanık. Bilinç. Kasti. Kendinde. Ayık. Kasıtlı. Stanislavski oyunculuk dizgesinde insanın kendi tarafından denetlenebilir yanı. Farkında. Kastiyle. Müdrik.

Comatose ingilizce tanımı, definition of Comatose

Comatose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Drowsy. As, comatose sleep. Lethargic. Relating to, or resembling, coma. Comatose fever.