Conscious türkçesi Conscious nedir

  • Kasıtlı.
  • İnançlı.
  • Müdrik.
  • Kasti.
  • Ayık.
  • Bilinçli.
  • Bilincinde.
  • Bilinciyle.
  • Kendinde.
  • Kastiyle.
  • Farkında.
  • Uyanık.
  • Bilinç.
  • Şuuru yerinde.
  • Stanislavski oyunculuk dizgesinde insanın kendi tarafından denetlenebilir yanı.

Conscious ile ilgili cümleler

English: He was conscious of her presence.
Turkish: Onun varlığının farkındaydı.

English: As the Holy Koran tells us, "Be conscious of God and speak always the truth."
Turkish: Kutsal Kuran bize, Allah'a inançlı olmayı ve her zaman doğru konuşmayı emreder.

English: Ali is conscious now.
Turkish: Ali şimdi bilinçli.

English: Even after I went to bed, I was conscious of the voices in the parlor.
Turkish: Ben yatmaya gittikten sonra bile, salondaki seslerin farkındaydım.

English: He is not conscious of his own faults.
Turkish: Kendi hatalarının bilincinde değil.

Conscious ingilizcede ne demek, Conscious nerede nasıl kullanılır?

Conscious use of ambiguity : Bilinçli belirsizlik. Özellikle çıkarıma ya da uzancalı yordamlarda tutum ve kanıları ölçülen kişilerin yanıtlarını etkilememek üzere söz, soru, anlatım ve görünülerin bilinçli olarak kapalı bırakılmasından doğan belirsizlik, bk. belirsiz betim, görünülü yordam.

Be conscious of : Bilmek. Farkında olmak. Bilincinde olmak.

 

Be conscious : Bilinçli olmak.

Become conscious : Bilinçlenmek.

Class conscious : Sınıf farkı gözeten. Seviyesini bilen.

Class consciousness : Sınıflar arasındaki farklılıkların farkındalık (alt sınıflar, üst sınıflar, vb.). Sınıf mücadelesi. Bir toplumsal sınıf üyelerinin toplumdaki sınıfsal yapı içinde belli bir basamakta bulunduklarını, bu yeri belirleyen etkenlerin neler olduğunu kavramaları, durumlarını iyileştirmeyi ortaklaşa olarak amaçlamaları. Sınıf bilinci. Sınıf şuuru.

Consciousness raising : Bilinç yükseltme. Bilinçlendirme.

Consciousness of responsibility : Ahlaksal sorumluluk.

Self conscious : Ne yaptığını bilen. Utangaç. İçine kapanık. Kendi halini çok düşünen. Sıkılgan. Kendini bilen. Bilinci yerinde. Kendinde.

Environmental conscious : Çevre bilinci.

İngilizce Conscious Türkçe anlamı, Conscious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conscious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aforethought : Taammüden. Önceden düşünülmüş. Düşünülmüş. Mutasavver. Planlanmış. Önceden tasarlanmış.

Alert : Gözünü açmak. Tetik. Tetikte olma. Tehlikeye karşı uyarı. Heyecan sinyali. Alarma geçirmek. Hazır olmak. Alarma geçmek. Alarm.

Cannier : Akıllı. Tutumlu. Dikkatli. Cazip. Hünerli. Açıkgöz. Rahat. İdareli. Hoş. Sakin.

Deliberative : Görüşmeye dayalı. Müzakereye ait. İhtiyatlı. Üzerinde düşünülmüş. Tedbirli. Düşünen. Düşünceli.

Informed : Bilgilendirilmiş. Bilgili. Haberli. Haberdar. Tahsilli. Bilgi alan. Haberi olan. Muttali. Aydın.

Cagey : Çok dikkatli. Sırrını söylemeyen. Ağzı kenetli. Ağzı sıkı. Tedbirli. Kurnaz. Kapalı kutu. Ketum. Ağzısıkı.

 

Reliant : Bel bağlayan. Kendinden emin. Bağlı. Bağımlı. Dayalı. İtimat eden. Asılı. Kendine güvenen. Güvenen.

God fearing : Dini bütün. Mütedeyyin. Dindar. Sofu.

Trusting : Güvenen. Güven dolu. Güvenilir. Güvenme. Çabuk inanan.

Conscious synonyms : semiconscious, conscient, self aware, awakes, wide awake, voluntary, arguseyed, feeling, awake, alive, premeditated, consciences, religious, scruple, has his eyes open, as sober as a judge, in itself, purposeful, soberer, studious, prepense, professed, assured, sensible, herself, intended, designed, consciousness, argus, designedly, himself, cognisant, comprehending.

Conscious zıt anlamlı kelimeler, Conscious kelime anlamı

Involuntary : İstemeden yapılan. İstençdışı. İstemeyerek. İstenmeden yapılan. Bilinçsizce yapılan. Gönülsüz yapılan. İrade dışı. İstenilmeden yapılan. İstemeyerek yapılan. İstemsiz.

Asleep : Uyumakta. Uyuyan. Uyuşuk. Tembel. Uyuşmuş. Duygusuz. Uyurken. Hissiz. Uykuda.

Unaware : Farkında olmayan. Aymaz. Habersiz. Farkında değil. Dikkatsiz. Önemsemeyen. Haberi olmayan. Bihaber.

Conscious antonyms : unconscious, insensible, unintended.

Conscious ingilizce tanımı, definition of Conscious

Conscious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Possessing the faculty of knowing one`s own thoughts or mental operations.