Complement of a set türkçesi Complement of a set nedir

  • Kümenin tümleyeni.
  • Tümleyen küme.

Complement of a set ingilizcede ne demek, Complement of a set nerede nasıl kullanılır?

Complement : Mürettebat. Kompleman. Cümle içinde yalın ya da yükleme, yönelme, çıkma, vasıta durumu gibi bir durum eki almış olarak kendisini fiille ilişkili duruma getiren ad: ateş yak-, su püskürt-, yokuş çık-, köşeyi dön-, bir olayı aktar-, yemeğe alıkoy-, işe dal-, yoldan çevir-, başarıyla çalış-, işe bel bağla-, olaydan ders al-, lafı ağzından kaçır- vb. || tümleçler yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan ögelerdir. bastıkları yeri (nesne) görmüyorlar, bataklıklara, su birikintilerine dala çıka, (zarf tümleci) konuşmadan (zarf tümleci) acele acele (zarf tümleci) yürüyorlardı (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 29). şükriye başını (nesne) onun omuzuna (dolaylı tümleç) yaslamıştı (t. buğra, yalnızlar, s. 115). görünürde (zarf tümleci), yani üretimde erkekten çok kadın var (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 43). kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada (zarf tümleci) yalnızım (peyami safa, yalnızız, s. 446). basık tavanlı, tütmüş sobası, pis cigara dumanlarıyla dolu bir kahvede (zarf tümleci) insanlar toplanmışlardı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 16) vb. ayrıca bk. nesne, dolaylı tümleç, edat tümleci, zarf tümleci. Tümleyen. Bütünleyici şey. Tümleç. Tümleyici. Komplement. Tüm. Bir kısım serum proteinlerinin oluşturduğu antikor aracılığıyla gerçekleşen immün hemoliz ve bakteriyoliz için gerekli olan ayrıca bazı biyolojik reaksiyonlarda da rol oynayan bir enzimatik sistem.

 

Of : Den. Nin. İle ilgili. -dan. -den övünerek bahsetmek. Hakkında. -li. Yüzünden. -nin. Karşı.

A : Pek iyi. Bir. Argonun simgesi. La (müzik terimi). Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. En yüksek not. Atom ağırlığı. (herhangi) bir.

Set : Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Tenis, atletizm, bilgisayar, fizik, uzay, voleybol alanlarında kullanılır. Basmakalıp. Önce taslakta, sonra da makette hazırlanan dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmek. Sabit. Dekor kurmak. Oturtmak. Takım. Bir takımyıldızın adı. İçten olmayan.

Element of a set : Küme elemanı.

Partition of a set : Küme ayrışımı. Küme bölüntüsü.

Have a set to : Kavga etmek. Tartışmak.

Interior of a set : Kümenin içi.

Bill of exchange in a set : Kendisi de benzer senetler dizisinin bir parçası olan ödemeyi belirlenmiş bir oranda veya talep üzerine yapmayı garantileyen taahhüt senedi.