Complicit türkçesi Complicit nedir

  • Suça dahil olma.
  • Suç ortağı.

Complicit ingilizcede ne demek, Complicit nerede nasıl kullanılır?

Complicities : [#yardak Yardakçı]lık. Karmaşa. Suçortaklığı. Şeriklik. Suça iştirak. Yardım ve yataklık. Suç ortaklığı.

Complicity : Karmaşa. Suçortaklığı. Suça iştirak. Yardakçılık. Şeriklik. Suç ortaklığı. Yardım ve yataklık.

Complicacy : Karmaşıklık. Güçlük.

Complicate : Karıştırmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Karmaşık hale getirmek. Güçleştirmek. Zorlaştırmak. Karmaşıklaştırmak. Çetrefilleştirmek. Dallandırmak.

Complicate matters : Bir konuyu karıştırmak. Bir konuyu daha karmaşık hale getirmek. İşleri karıştırmak.

Complicatedness : Karmaşıklık. Çapraşıklık. Güçlük. Karmakarışıklık.

Complication : Karışıklık. Durumu güçleştiren şey. Pürüz. Engel. Komplikasyon. Güçlük. Karmaşa. Yeni sorun. Karmaşıklık. Karmaşık hale getirme.

Complications : Karmaşa. Karışıklık. Hastalığın başka bir hastalıkla karışması. Komplikasyonlar. Komplikasyon. Zorluk.

Complicatedly : Zor bir biçimde. Kompleks ve karmakarışık bir biçimde. Anlaşılmaz bir şekilde. Karmaşık bir halde.

Complicated : Karmaşık. Çetrefilli. Zor. Dallı budaklı (argo terim). Çapraşık. Anlaşılması zor. Dallı budaklı. Anlaşılmaz. Karışık. Çetrefil.

 

İngilizce Complicit Türkçe anlamı, Complicit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Complicit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accessaries : Yardakçı. Suçortağı. Suç ortağı olan. Aksesuar. Yardımcı.

Assisters : Muavin. Yardımcı. Asistan. Yatak. Yatakçı. Yaver. Yardakçı. Yardak.

Change : Değişim. Ufak para. Değiştirmek. Aktarmak. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Tebdil etmek. Haline gelmek. Yer değiştirme. Para bütünlemek. Değişiklik.

Guiltiness : Günahkarlık. Kabahatlilik. Suçluluk.

Bottle holder : Koç. Antrenör. Yardakçı.

Snarl : Hırlama. Dolaştırmak. Birbirine katmak. Karmakarışık etmek. Karmakarışık bir hale getirmek. Sinirle söylemek. Karmakarışık olmak. Birbirine girmek. Karmakarışık şey. Hırıldamak.

Accessary : Yardakçı. Aksesuar. Yardımcı. Suçortağı. Suç ortağı olan.

Assister : Yardak. Yardakçı. Yatakçı. Yardımcı. Asistan. Yatak. Yaver. Muavin.

Abettors : Yardakçılar. Yardakçı. Suç ortakları.

Accessary before the fact : (hukuk terimi) bir suça istişare eden ancak işlendiği sırada orada olmayan kimse.

Complicit synonyms : complexify, perplex, accomplice, abetters, accessory, coconspirator, cohort, abetter, embrangle, alter, guilt, accessory before the fact, snarl up, accomplices, modify, abettor.

Complicit zıt anlamlı kelimeler, Complicit kelime anlamı

Innocence : Saflık. Suçsuzluk. Cehalet. Arılık. Masum olma. Safiyet. Cahillik. Günahsızlık. Kabahatsizlik. Masumluk.

Simplify : Sadeleştirmek. Kolaylaştırmak. Basitleştirmek. Yalınlaştırmak.