Conciliatory türkçesi Conciliatory nedir

Conciliatory ingilizcede ne demek, Conciliatory nerede nasıl kullanılır?

Conciliatory proposal : Anlaşma önergesi.

Nonconciliatory : Ödün vermeyen. Taviz vermeyen. Barışmayan.

Reconciliatory : Uzlaşmacı.

Official conciliator : Resmi arabulucu. Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında herhangi bir uyuşmazlık çıkması durumunda, bu uyuşmazlığı gidermeye çalışmak amacıyla iş mahkemesi tarafından atanan ve yetkisi, saptanan uyuşmazlık konularını gidermekle sınırlı olan görevli.

Conciliator : Arabulucu. Sulh getiren. Gönül alan. Uzlaştıran. Uzlaştırıcı. Barıştıran. Uzlaşıcı. Uzlaştıran kimse. Barış getiren.

Conciliation : Toplu iş uyuşmazlıklarında, uzlaştırma kurulu aracılığıyla işçi ve işveren arasında anlaşmaya varılmasını sağlama. Gönül alma. Ödeme. Sakinleştirme. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi arnacıyla yapılan yasal çalışmaların tümü. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Barıştırma. Arabuluculuk. Gönlünü alma. Uzlaşma.

Conciliation decision : Uzlaştırma yargısı. Uzlaştırma kurulunca saptanan yargıların yazılı bildirimi.

Conciliation commission : Uzlaşma komisyonu. Uzlaştırma kurulu. Karşıtların tarafsız aracıları ile bunların seçtiği ya da anlaşamamaları nedeniyle yargı organınca seçilen üçüncü tarafsız aracının düzenlediği kurul. [üçüncü tarafsız aracı bu kurula başkanlık eder.].

 

Conciliated : Kazanmak. Uzlaştırmak. Yatıştırmak. Gönlünü almak. Barıştırmak. Dostluğunu kazanmak. Gönlünü yapmak.

Conciliates : Gönlünü almak. Yatıştırmak. Kazanmak. Gönlünü yapmak. Uzlaştırmak. Dostluğunu kazanmak. Barıştırmak.

İngilizce Conciliatory Türkçe anlamı, Conciliatory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conciliatory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Harmonizer : Armoni yapan veya yaratan kimse. Armonizör. Armoniyi melodiye eklemede uzmanlaşan kimse (müzik terimi).

Biddable : Fiyat teklifi verilebilir. İtaatkar. Yumuşak başlı. Fiyat verilebilir. İhale teklifi verilebilir. Söz dinleyen. Fiyat arttırılabilir.

Docile : Koyun gibi. Halim selim. Uslu. Söz dinler. Yumuşak başlı. Söz dinleyen.

Compliant : İtaatkar. Yumuşakbaşlı. Uyumlu. Uyunçlu. Yumuşak başlı.

Appeasers : Savaşa girmemek için taviz veren kimse. Savaşa girmemek için taviz verme yanlısı.

Compliable : Bükülebilir. Yumuşakbaşlı.

Allayers : Bastırıcı. Dindirici.

Alleviant : Yatıştıran bir şey. Dindirici. Hafifletici.

Propitiatory : Teskin edici.

Conciliatory synonyms : conciliative, placating, capitulatory, flexible, blander, anodyne, mediator, ataractic, pacific, assuasive, eirenic, conciliator, alleviators, ataractics, bland, harmonizers, abirritant, compromising, clement, appeasing, propitiative, agreeable, composer, allayer, yielding, alleviator, anodynes, alleviatory, mediatory, acquiescent, conciliators, assuager, suasive.

 

Conciliatory zıt anlamlı kelimeler, Conciliatory kelime anlamı

Uncompromising : Eğilmez. Sert. Kararından dönmez. İnatçı. Uzlaşmaz. Katı. Uyuşmaz. İlke veya kararlarından vazgeçmez. Anlaşmaya yanaşmaz. Kesin.

Antagonistic : Karşı olan. Karşıt. Karşı çıkan. Düşman. Muhalif. Zıt. Düşmanca.

Conciliatory ingilizce tanımı, definition of Conciliatory

Conciliatory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pacific. Propitiating. Mollifying. Tending to conciliate.